basarinin-olcutu

Başarının Ölçütü

Başarmak üzerine birçok yazı yazdım bugüne kadar.

Karar verin, hedefinizi belirleyin, harekete geçin, başarıya giden yolda karşınıza çıkan engelleri aşın dedim. Hatta elde edeceğiniz en büyük başarı hayallerinizle sınırlıdır dedim.

Kısacası kafanızı çok ütüledim başarma konusunda. Ama başarmak üzerine bir anımı sizinle paylaşmak istedim bugün.

Yıl 1996, Albany’de lise okurken New York’a günübirliğine ziyarete geldim. Yanımda okuldan bir arkadaşımla birlikte Manhattan’da yüksek binaların arasında yürümeye başladık. O zaman Manhattan beni çok büyülemişti.

Mersin’de, çocukluğum boyunca yazları geçirdiğimiz ailemin yazlık evinde bir komşumuz vardı, Nejat Amca. Nejat Amca New York’ta yaşıyordu ve tekstil üzerine bir şirketi vardı. Bana bir önceki yaz, New York’a gelince mutlaka ziyaretime gel diye adresini vermişti. Ben de arkadaşımla birlikte Manhattan Midtown’da Nejat Amca’nın bana verdiği adresi buldum ve bir gökdelenin yirmi küsürüncü katında, onlarca tekstilci ofisinin arasında, içinde iki masa olan, tozlu ve hafif karanlık ofisini ziyaret ettim Nejat Amca’nın.

Yaklaşık yarım saat sohbetten sonra vedalaştık ve binadan çıkınca gökyüzüne doğru yükselen katlara doğru kafamı kaldırdım, içimde garip bir heyecanla. “Adam başarmış, Manhattan’da bir ofisi var. Bir gün ben de başaracağım” dedim içimden.

O zamanlar lisedeydim, girişimci ruhu ve heyecanı ile ileriye yönelik hayaller kuruyordum. Aradan 10 yıl geçmeden, New York’ta ilk ofisimi kiraladığım günlerden bir Cuma akşamı ofiste oturmuş haftanın analizlerini yapıyordum. Canım biraz sıkkındı, kendi kendime başarmak için daha çok fırın ekmek yemem gerek diyordum, ve bir an aklıma 1996’daki sözlerim geldi.

O zamanlar hayali bile çok büyük olan birşeydi benim için New York’ta ofis sahibi olmak. Bu hayali gerçekleştirmiştim ama daha yolun o kadar başındaydım ki. Önümde başarmam gereken o kadar çok şey vardı ki.

İşte o gün başarının aslında çok değişken bir kavram olduğunu anladım. Kişiye, zamana, mekana ve daha birçok duruma göre başarı çok değişkendi.

Farklı işler yapan birçok başarılı insan tanıdım iş hayatında. Neredeyse hepsinin ortak özelliği, başardım moduna hiçbir zaman girmemeleri idi.

Başarının ölçütüne takılmadan, her başarıdan sonra, çıtası daha yüksek olan hedefler belirleyip, daha büyük başarılar için çalışmaya devam etmek gerekli olan.

“Başardım” diyerek geçici bir boşlukta hissettiğiniz zaman, çıtayı yükselterek daha büyük hedefler belirlemenin vakti gelmiş demektir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(11)
  1. Kesinlikle katılıyorum ,klavyenize sağlık :)
    Takdir edilesi işler yaptığında insan, seviniyor elbette ama bir hüzün çöküyor aynı zamanda.Çünkü söylenen övgü dolu sözler insana daha da bir sorumluluk yüklüyor.Hayalini kurduğunuz noktaya varmışsınız ama hüzünlüsünüz,daha çok çalışmam gerek diyebiliyosunuz.İşte bunu herkes diyemez, bunu diyebilenlerdir başarılı olanlar zaten.
    Hedeflediğimiz her noktaya varmak, ve varılası başka bir nokta koymak çok daha keyifli :)
    Başarının ölçütünün insanın kendi elinde olması da çok keyifli :)

  2. Zenginliğin ve ilmin sonu yoktur. Başarı nedir peki? Çok para kazanmak mı, imrenilecek makamlarda olmak mı? Başar başar nereye kadar? Başarmak ama ne pahasına! Hani bir filozafa atfedilen bir söz vardır. İnsanlar para kazanmak için sağlıklarından olurlar, sonra da sağlıklarını kazanmak için para harcarlar.
    Tuğçe Hanım’ın da dediği gibi bir işi başarınca bir hüzün çöker insanın içine, kendini boşlukta hisseder. Yeni bir işe koyulmak zorundadır hemen. Başar, başar, başar… Tekrar soruyorum nereye kadar! Bir de bakmışız ömür bitivermiş. Hani bir sözümüz var ya “Kul kurar, kader gülermiş.”

    Hayatımızda başka kelimelere de yer açmalı. Kanaatkarlık, yardımseverlik, hayır, eş dost ile hoşça vakit geçirme, sanat..
    Çok güzel bir duamız vardır. “Allah sevdiklerinle ağız tadıyla yemeyi nasip etsin.”
    Yanlış anlamayın lütfen, sizi eleştirmek için yazmadım bunları. Bugün doğum günümdü de. Çağrışım yaptı işte.
    Sağlıcakla…

  3. teşekkürler, güzel bir paylaşım.
    yeni hedefler koyarken, eski hedefleri unutmaz ve onlara ulaşabildiğinizin farkına varırsanız, yenilerine ulaşmak için inancınız ve heyecanınızda artacaktır.

  4. başarıyı tadanlardan benzer yorumlar alıyoruz.
    kendi adıma [inan,çalış,güven] prensibini edindim.
    önce bir hedefe inanmak, sonra bu hedefin gerçek olması için çalışmak ve sonra da elde edilen neticeye güvenmek, gibi.

  5. Ahmet KIRTOK Senin gibi genç bir arkadaşın bizlere örnek olması başarılı olmanın yollarını göstermesi çok takdir edici. Kalemine sağlık

  6. Yine çok güzel bir yazı Ahmet abi.Dediğiniz gibi başarı zamana mekana göre değişiyor ve aslında burda en önemli şey de ulaşmak istediğiniz noktaya ulaştığınızda yapacak hala çok şeyin olduğunu görmek oluyor.Başarıya ulaşmak hiç bitmeyecek bir şey ! :)

  7. Ellerinize sağlık Sn.Kirtok.Genç girişimci adaylarına,daima yeni,daha yüksek hedeflere yelken açmaları gerektiğini çok güzel anlatmışsınız…
    Teşekürlerimle,kutluyorum…
    Sevgi ve Saygılarımla

  8. Abi senin yazdığın yazılarda bütün satırlar punch line her yazında mutlaka facebook duvar yazısı niteliğinde veya msn e nick yapılacak şeyler çıkıyor, genelde şarkı sözlerinde böyle olur makalede olması çok güzel ve ilginç :) Ahmet Kırtok okumaya devam . Herkese iyi çalışmalar.