projeler

Bir Koltukta Kaç Karpuz Taşınabilir?

Üniversite öğrencisi, heyecanlı bir genç arkadaş birkaç soru sormuş email ile.

“Neler yapıyorsun” diye sordum. Öğrenciymiş, aynı zamanda bir firmada çalışıyor ve hali hazırda 10’un üzerinde aktif web projesi var. Süper heyecanlı bir şekilde yeni projesinden bahsetti.

Sustum, dinledim. Söz sırası bana gelince, “hiç girme” dedim. “Elinde eğer hakkıyla yaparsan, zaten vaktinin tamamını alacak işler var” dedim.

Belli etmemeye çalıştı ama bozuldu. Sanırım başımdan atmaya çalıştığımı düşündü…

Ben dahil her girişimcinin birçok kez yaptığı bir hata bu. Şahsen ben artık bu hatayı yapmamaya çok dikkat ediyorum. Beni ne kadar heyecanlandırırsa heyecanlandırsın, eğer elimdeki işlerle birlikte yürütemeyeceğim bir proje ya da fikir olursa kesinlikle başlamıyorum.

Birkaç dakika durup düşünün. Şu anda elinizdeki işler, projeler, okul, eğitim vs. Gerçekten hepsini hakkıyla, gereken iş gücünü ve dikkati vererek yapabiliyor musunuz? Yoksa herşey istemeseniz de yarım mı kalıyor?

“On işi yarım yapmaktansa bir işi tam yapmak” ne zamandır aradığınız sorunun cevabı olabilir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(18)
  1. karpuzuna göre değişir aslında. yeni fikirlere açık olmak gibi bir durum.
    japonların yaptığı kare karpuzlardan en az iki tane yan yana konulabilir. yeterki denensin..

  2. Bu hastalık Türkiye’de bireysel girişimciler için geçerli değil sadece. Onlarca farklı alanda firmaları olan holdinglerde , “aracısız” tüm parayı kendi kazanmak isteyen şirketlerde böyle.
    Daha çok uzmanlığa değer verilmemesiyle alakalı görüyorum bunu. Herkes her işi yapabileceğini ve her parayı kazanabileceğini düşünüyor.

  3. Uzun süren bir ayrılıktan sonra yine ince elenip sık dokunmuş bir konuyu işlemişsiniz. Daha önceki yazılarınızdan birinde kısa blog yazıları ile önemli bilgiler verilebilir şeklinde bir ifade okumuştum. İşte bu yazınız o ifadeye tam uymuş. Birçoğumuz bu yazıyı okuyarak aradığımız sorunun cevabını ağırda olsa aldık. Teşekkür ediyor ve başarılı yazılarınızı bekliyoruz.

  4. Yorumlar arasında (4. yorum) ahmet de güzel bir örnek yakalamış. Türkiye’de yatay site olarak sektöre girmiş yerleşik internet firmaları da çok denedi bu, “bir koltukta on karpuz taşıma” işini. Hala da deniyorlar.
    Belki bu örnek biraz da “işi bilenine bırakmalı” deyişine yakın ama, işi bilenine bırakmayınca koltuklar karpuzla doluyor. Sebep-sonuç.

  5. Bir projeden diğer bir projeye atlamaktaki en büyük sebebin, projelere başlanırken hissedilen heyecanın, sonradan kaybedilmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Yeni işler, yeni ümitler, umutlar hep heyecanlandırır insanları. Projeye başlandıktan sonra kimi zaman etrafın yorumlarından, kimi zaman okunulan bir haberden, kimi zaman rakiplerin gözde daha da büyütülmesinden kaynaklı bir burukluk hissedilir. Dişin sıkılması gereken, inancın daha da arttırılması gereken nokta da burası sanırım. Bu hislerden kurtulduğunda insan işine olan inancını yeniden yakalayabilir.

    Veya, yeni bir projeye başlar. Heyecanını, inancını tekrar kaybeder. ve bir süre sonra bitirelemeyen projeler, denenmemiş girişimler, hep akılda soru işareti olarak kalır. Bıkkınlık hissi uyandırır. Sizin daha önce yarım bıraktığınız bir işin, başkaları tarafından tamamlanarak faaliyete sokulduğunu görürsünüz, ben düşünmüştüm, keşke yapmış olsaydım, en büyük hatam tamamlamak diyerek kendi kendinize, tekrar yeni bir projeye başlarsınız.. :)

    Umudunuzu yitirdiğiniz yerde, dişinizi sıkarak bitirin ve deneyin.

  6. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz,bence bu ülkedeki en büyük sorunlardan birisi de bu,herkes işinde uzmanlaşırsa,1 koltukta 2 karpuz taşımazlarsa sorun çözülür kanaatindeyim…
    Bir anket yapılsa herkes her işi yapar mı diye,emin olun ki güzel ülkemizde cevap EVET olur.
    Tamam,istisnalar yok değildir ancak herkes de her işi İYİ yapamazki…
    Elbette iş bir şekilde yapılır fakat İYİ olmaz.
    Almanya’dan bir örnek verecek olursak otomobil tamircisine sormuştum,-otomobil motorlarından anladığına göre,bizim çim biçme makinesinin motoruna bakabilir misin diye ?
    Aldığım cevap çok manidardı -‘Ben bir şekilde tamir ederim fakat büyük ihtimalle bu konuda uzman olmadığım için çim biçme makineni en geç bir hatfa içinde kaybedebilirsin’demişti…
    Söylemek istediği BEN 2. KARPUZU KOLTUĞUMA ALIRSAM ONU KIRMA İHTİMALİM ÇOK YÜKSEK.
    Ahmet Bey sitenizdeki faydalı konular için teşekkür etmek isterim.

  7. Ahmet Abi, Birisiyle 6 ay görüşmüyorum sonra yanyana geliyoruz. Sunumax nasıl gidiyor diyor, sonrasında ikinci cümle eeee.. yok mu yeni girişim? :) Yok diyorum elimdekileri büyütmek istiyorum.. Gereksiz bir baskı da var insanlar tarafından :)

  8. Ahmet Bey çift taraflı düşünmek gerekirse evet haklısınız elimizdeki mevcut işleri bitirmek gerekir,beynimizi çok fala bölmemliyiz ama @tutankhom’a da katılıyorum ben.Karpuza yani yeni girişimlere göre de değişmez mi bu?Belki mevcut girişimimizden daha çok yararlı olabilir.

  9. Zaten fazla iş düşünüldüğünde insana ağır geliyor ve başlamak/bir yerden sonra devame ttirmek hayli itici geliyor. En güzeli söylediğiniz gibi yapmak…

  10. Iyki sizi tanıma fırsatı bulmuşum:) benimde yarım kalmış işlerden canım çok sıkılıyor. Her yerde olmak isteyen aslında hiçbir yerdedir.

  11. Hayatımızda kontrol edemediğimiz noktalar var. Biz kendi planımızdan vazgeçmemeliyiz. Daha çok iş yapayım derken büyük hayal kırıklıklarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Önem sırası yapmak işimizi kolaylaştırabilir. Böyle düşünüyorum çünkü o hatayı ben de yaptım zamanında.

  12. Birden fazla projeye odaklanmak kötü bir şey deği. Ama ekip küçükse, hatta ortada bir ekip yoksa proje sayısını ufak rakamlarda tutmak yeterli vakti ayırmak için faydalı olacaktır. Böylece yapacağınız hataları daha çabuk anlar, daha kolay kabul eder, daha hızlı analiz eder ve daha verimli biçimde telafi edebilirsiniz.

    Akla gelen para kazanılabilecek her projeyi hayata geçirmeye veya hayatta tutmaya çalışmak bence hiç para kazanamamanıza sebep olur.

    Aklınıza gelen veya özendiğiniz projeleri iskeleden gördüğünüz balıklara benzetelim. Üstüne atladığınızda veya elinizi daldırdığınızda bir tane bile yakalayamazsınız. Balıklar 40-50 tane olsa dahi sonuç değişmez. Tek çözüm olta atarak balıkların bir kısmını veya sadece bir tanesini yakalamaya çalışmaktır. Balık oltaya isabet etmezse yerinizi, yeminizi ve gerekirse oltanızı değiştirir şansınızı arttırırsınız.

    Belirli bir alanda belirgin hedefleri olmayanlar suda debelenmeye mahkum olurlar.

  13. İygünler Ahmet bey. ben Azerbaycandan Emin. Azerbaycanin dahi şairi Nizami Gencevinin bi şiirinden konuyla alakalı bi parçasını yazmak istiyorum.”Kamil bir palancı olsa da insan, iyidir yarımçık şapkacılıkdan” Sizin blogunuzu takip ediyorum ve hayatımda önemli kararlar almamda bana çok fayadlı oldu. Size çok teşekkür ederim