daha-kisa

Daha Kısa Paylaşımlar

140 karakterde kendimizi ifade etmeye çalışmak aslında internette birçok şeyi değiştirdi.

Aşırı bilgi yüklenmesi dikkat sorununu çok önemli noktalara getirdi.

İnternette ortalama bir ziyaretçinin 3 dakikadan fazla bir videoyu bile izlemeye tahammülü yok artık.

Okuyucuların önemli bir kısmı, 500 kelimeden fazla blog yazılarını ve haberleri sonuna kadar okumuyor.

Daha çok kişiye ulaşması için, daha kısa paylaşımı deniyor birçok kişi.

Bir Atasözü hem kısadır, hem de çok şey anlatır.

Daha çok kişiye ulaşmak için, belki de bir Atasözü tadında, daha kısada, daha çoğu anlatmaya çalışmak gerek. Zor da olsa…

Ne dersiniz?

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(16)
  1. Geri bildirim: Zaman > Nakit - Berkan
  2. Katılıyorum. İnsanlar bir videonun yüklenmesini beklemeden çat kapatabiliyorlar. Beklemeye tahammül kalmamış durumda.

  3. Gerçekten de, edebi değeri olan blog yazıları ya da teknik bir konunun detayını aktaran makaleler hariç, bazı şeyleri uzatmanın hiç gereği yok.

    (Buraya ikinci bir cümle daha ekleyip, aynı şeyi tekrar ederek kendi yazma dürtülerimi ya da fikir beyan ediyor olmanın verdiği zevki tatmak için konuyu uzatabilirdim, fakat bunun kimseye yararı olamayacağı gibi, tam tersine herkesin zaman kaybetmesine neden olmuş olurdum).

    1. Mahmut, aslında ne daha önceki yazılarda ne de burda bir tavsiyede bulunmuyorum. İnsanların bilgi kirliliğinde uzun paylaşımlara vakit ayırmadığını ve gittikçe tahammüllerinin azaldığını paylaşmak istedim.

  4. Kesinlikle katılıyorum.İnsanların bir yazıyı okurken veya bir videoyu izlerken ilk dikkat ettikleri husus içeriğin uzunluğu oluyor.İnsanların geneli ise bloglarında ya da köşelerinde kendilerinin yazdıkları herhangi bir yerde ne kadar çok yazarsa o kadar fazla okunacağı yanılgısına kanımcada düşmekteler.. Bununla ilgili olarak ise adamın biri karşı tarafa yazdığı uzunca bir mektubun sonuna kusura bakmayın kısa yazacak kadar vaktim yoktu demiştir.. Kısa ama öz yazmak kolay değildir..

  5. Aynen öyle, sunumlarda ki kural gibi 6×6, blogların kısa ve öz olması okuyucu için iyi fakat yazar açısından biraz uğraş verici olduğu için bu mantık biraz geç olgunlaşır bence………

  6. Az ve öz iyidir ama bu durumda insanların birşeyi az ifade edicem diye kendini hırpaladıklarını, çıkan şeylerinde amiyane tabirle “kasıntı ve çakma” cümleler olduğunu görüyoruz. Maalesef 140 karakter gibi bir sınırlamanın insanları psikolojik olarak “az söyle öz söyle” telkini ile baskı altına aldığı bir gerçek. Belki burada Twitter’ın “What’s happening?” cümlesini “az öz söyle herkes beğensin” şeklinde bir yanlış algılıyor olmamızın (fonksiyonu yanlış yorumlama?) da payı vardır. Beklenti, durumu bildirmek iken, biz yanlış yere odaklanabiliyoruz.

    Sözün özü :) bir cümle eğer kendiliğinden kısa ve öz olarak çıkmıyorsa uzun lafı kısaltma derdine girmek ters etki (iticilik, anlam kayması, istenileni ifade edememe) sonucu doğurabiliyor.

    1. Ben de katılıyorum sana Atakan. Zorlamanın her türlüsü kötü zaten. Fakat bazen, (twitter gibi mikroblog’lardakiler hariç) yazdıklarımıza dönüp bakmamız şart. Aynı anlama gelebilecek cümlelerin tekrarı çok. Biraz yazdıklarımıza dönüp, özeleştiri yapabilmek gerek bence.

  7. bence ziyeretçilerin bloglarımızla ilgilenmesini sağlayan en etkili yol, minimum kelimeyle maksimum bilgi doygunluğu verebilmektir. Bu da zaten özgün olabilmektir.

  8. Bu düşünceler aynen TV dünyasındaki raitingler gibi gelişiyor sanırım. “Aman efendim seyirciler böyle istiyor” düşüncesi ile bazı şeyleri atlıyor olabilir miyiz? Günümüz insanının kısa cümleleri benimsemesi ve uzun yazıları okuyamaması bir algı ve dikkat eksikliğini beraberinde getirmiyor mu?

    1. Veriler bunu gösteriyor Muharrem. Birçok kişinin tahammülü yok uzun yazılara ve paylaşımlara. Ben buna rağmen, sırf kısa olsun diye hiçbir zaman uğraşmıyorum yazarken. Eğer söylemem gereken bitmediyse, yazı da bitmiyor.

      Ama ne yazık ki, dikkat eksikliği, aşırı bilgi yüklenmesi ile birlikte, her geçen gün artan bir sorun dünyada.