dizi-izle

Dizi İzle

  • Bir Türk dizisi net 90 dakika sürüyor.
  • Reklamlarla birlikte tam 3 saat.
  • Yılda 3 ay tatil olsa, sezonda 40 bölüm eder.
  • 40 bölüm x 3 saat = 120 saat ekran başındasın yılda.
  • 100 sayfalık bir kitap net 100-120 dakikada okunuyor. 2 saat = 1 kitap.
  • Sezonda bir dizi izlemeye ayırdığın 120 saat = 60 kitap

Nasıl anlatsam,nerden başlasam?

Bir dizi izlemek için yılda o kadar değerli 120 saatini harcıyorsun. Bazısı düzenli 2-3 dizi izliyor haftada, hatta bazısı günde.

Bir de şu rakamlara bakalım:

  • Günde 8 saat mesai yapsa da, verimli ve net 4 saat çalışıyor ortalama bir çalışan. Ayda 90 saat
  • Haftada 2 dizi izlesen, yılda 240 saat eder.
  • Yılda 240 saat net, neredeyse 3 ay çalışma eder.

Ülkenin en büyük sorunu ne diye sorsan, herkeste fikir çok…

Ekonomi, sağlık, trafik…

Bir yazarın nobel ödülü almaya çıktığı kürsüde yaptığı konuşmadaki gibi sakin, kendinden emin, uzun uzun anlatırsın.

Her gün dozu az ama etkisi yüksek bir şırıngayla enjekte ediyorsun dizileri beynine.

Her sezon bir dizi izlemek için ayırdığın 120 saatte yerine neler yapılır neler…

Kitap okuma, kendini geliştirme, faydalı işler yapma, hadi geçtik hepsini, okuldan ve işten kalan birkaç saatte de ailen ve sevdiklerinle iletişim yerine dizi izle sen Türkiye.

İş Çok, Zaman Yok

Türkiye’de kiminle konuşsam çok yoğun, “iş çok, zaman yok” diyor.

Hesap yukarda. Haftada 2 dizi izlemek yerine yılda 3 ay net mesai vakti kazanabilirsin.

Pijamanı giymişsin, çayını eline almışsın, keyifle bir dizi izlemek için dizi izle diye aramışsın internetten ve gelmişsin buraya kadar, milyonda bir ihtimal bu son kısma kadar okumuşsun yazıyı.

Keyfini kaçırma, yudumlamaya devam et çayını, yorma kafanı bunlarla, şırıngan hazır, dizi izle sen Türkiye…

İlgili Yazılar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(25)
  1. Süper bir yazı olmuş yine.

    İnanılır gibi değil, rakamlar insanın önünde olunca, daha bir vahimleşiyor şu dizi izleme tablosu. Vah benim insanımın haline, vah bize vaaahhh… :(

    ne olacak bu gidişin sonu? tahminen ne zaman gerçek medeniyet seviyesine ulaşırız dersiniz? 100 yıl? 150 ? :(

    saygılar Ahmet Kırtok.

  2. 1 gün 24 saat
    12’de yatıp 8’de uyandığımızı varsayalım kaldı 16 saat, 9-6 bi işte çalıştığımızı düşünelim kaldı 7 saat, yol ve yemek(kahvaltı ve akşam yemeği, yol istanbul’da çok daha fazla ama ortalamayı düşünüyoruz) için en iyi ihtimalde 2 saat ayırmış olalım kaldı 5 saat, tuvalet kişisel bakım, telefon görüşmeleri vs için de 1 saat ayıralım 4 saat kaldı, hadi bakalım karar verelim bu 4 saati ne için harcayacağız?
    * ailemizle vakit geçirmeye?
    * sinema/tiyatro/konser/sergi?
    * kitap?
    * ibadet?
    * tv izlemeye ( dizi/haber/eğlence/film )?
    * tenis,squash vb sporlar?
    * arkadaş gezmeleri?
    bu seçenekler gelir ve eğitim düzeyinizin zevkiniz ve dünya görüşünüzle çarpımına göre değişir..
    sağlık vb. durumlardan bahsetmedik bile.
    özetle insan hayatı makina veririmliiği formülleriyle formülize edilemez,

    1. Sinan Bey, herkes boş vaktinde ne yapacağına kendisi karar verir. Ben pırıl pırıl Türk gençliğinin haline uzaktan kendimce üzülüyorum. Yoksa isteyen günde 24 saat dizi izlesin, zorla yapılacak birşey yok.

  3. Abi istenilen o zaten, bu ülkede herkes kitap okusa, herkes verimli çalışsa, herkesin kafası çalışsa dünyanın başına çok büyük işler açarız :)) çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler Ahmet Abi

  4. herkese o kadar normal geliyor ki dizi izlemek..
    gerçekten kimse farkında değil zamanının uçup gittiğini…eşimle halen dizilere seyretme konusunda direnç göstersek de biz de maalesef zamanımızı süper verimli geçirdiğimizi söylemeyiz…sanırım asrımız soyut olan şeylerin hızlı tüketildiği bir süreci barındırıyor..bunlardan bir tanesi de tabiki ne kadar çok uyuduğumuz…

  5. “İş Çok, Zaman Yok
    Türkiye’de kiminle konuşsam çok yoğun, “iş çok, zaman yok” diyor.
    Hesap yukarda. Haftada 2 dizi izlemek yerine yılda 3 ay net mesai vakti kazanabilirsin.”

    Ahmet Bey sanırım bir patronsunuz. Yanınızda çalışanlara şu an üzüldüm vallahi. Akşam içkisini alıp dizisini izleyeceğine mesai yapıyorlar demek.

  6. Herşeyi iyi güzel yazmışsınız ancak şunu demek isterim ki, insanların takip ettiği diziler olur ve hangi gün saat kaçta yayınlancağını bilir ona göre plan program yapar. Ben bu insanları dizi izlemek tabirinin dışında tutuyorum. Yazınızda biraz olsun dizi izlemenin de bir hobi ve bu şekilde yapıldığında insanın cidden boş vakitlerini değerlendirmesi için yararlı olduğuna değinseydiniz belki daha iyi olabilirdi. Fazla iğneliyici olmuş geldi bana açıkcası.

  7. Bir yazınızda (http://ahmetkirtok.com/internet-caginin-hastaligi-asiri-bilgi-yuklenmesi-information-overload/) aşırı bilgi yüklenmesinden bahsetmişsiniz. Bu yazı ile sanki biraz çelişiyor gibi.

    Oku, çalış, kendini geliştir, daha çok geliştir baksana Amerika aldı başını gidiyor, hayır film izleme o 1,2 saatte neler neler yapılıyor, işten dönerken karşılaştığın komşunla sakın 2 dakka ayak üstü sohbet etme, git eve üzerini değiştir hemen bilgisayar başına geç öğren, araştır…

    Arta kalan zamanını ailenizle geçirin demişsiniz, bence koyduğunuz resimdeki aile reisi ve ailesi gayet güzel vakit geçiriyorlar gözüküyor.

    Dizi izleme konusunda bazı noktalarda söylediklerinize katılmıyorum. Dizi bence izlenmesi gereken bişey. Tabi git fatmagülün suçu ne gibi insana hiç bişey katmayan diziler karşısında saatlerini harca demiyorum ama bir lost, bir oz, bir dr house kesinlikle izlenmesi gereken ve insanın ufkunu açan diziler.

    bir alıntı= “yavaş yavaş acele edin, sevgiyle”

  8. Birkaç noktaya açıklık getirmekte önem var.

    Bu yazıda ben kimse dizi izlemesin, diziler öcü, dizi izlemek yerine kesinlikle kitap okuyun demiyorum.

    Geçtiğimiz ay Türkiye ziyaretimdeki gözlemlerim bu yazıyı yazmama sebep oldu. Ailem dahil, diziler yüzünden aile ve arkadaşlar arasında bir iletişimsizlik almış başını gidiyor. Katılırsınız katılmazsınız, bu benim gözlemimdi.

    İnsanlar programlarını, yaşamlarını dizi saatlerine göre planlıyorlar. Genelleme yapıyorum sonuçta bunları söylerken, ancak olay bir bağımlılık boyutuna gelmiş.

    Yoksa ben de dizi izledim hayatımda, kesinlikle diziler izlenmemeli gibi bir söylemim yok.

    Sanırım bu konuda da her konuda olduğu gibi önemli nokta dozunu kaçırmamak gerekiyor işlerin.

  9. 4-5 yıl önce bende benzer bir durumu futbol konusunda yazmıştım. O zamanlar futbolahayir.com adında bir sitem de vardı : ) Hey gidi günler…
    İnsanlar 90 dk maç seyrediyor daha sonra aynı maçın 180 dk yorum programları izliyorlar. Bu da yetmez gibi bu maç hakkında saatlerce faydasız konuşabiliyorlar. Bu sadece tek bir müsabaka için! Türkiye ligi dışında yabancı ligleri de böyle izleyenler olduğunu biliyorum. Harcayacakları zamanları çok demekki ya da nereye harcayacaklarını bilmiyorlar.
    Benim bu konudaki düşüncem, insanlar düşünmüyorlar. Bu nedenle seçici davranamıyorlar. Anneden babadan, çevreden böyle gördükleri ve en kolayı bu olduğu için bu davranışları bilinçsizce devam ettiriyorlar.
    İnsanlar neden takım tuttuğunu, neden televizyon seyrettiğini bile bilmiyor, irdelemiyor da…
    Ne takım tutuyorum ne de evimde televizyon var. Öyle güzel birşey ki herkese tavsiye ederim.
    İsteyen istediği diziyi, maçı izler. Önemli olan bunu yapmayı siz mi istiyorsunuz başkaları mı? Ya da başka şekilde soracak olursak bu davranışları gösterdiğinizde siz mi kazanıyorsunuz başkaları mı? ;)
    Sağlıcakla kalın.

  10. Bir dizinin başına oturup çerkidek çitleyip çay içip izlemeye kalksak bir kilo çekirdek bir semaver çay gider. Ama uyurken güzel izleniyor. İzlerken de uzun vadeli uyutuyor sanırım..

  11. Çok güzel bir yazı olmuş. Hesap ortada, gün gibi açık herşey. Üniversite öğrencisiyim birçok arkadaşım internetten veya televizyondan dizi izlediği yetmiyormuş gibi birde sezon sezon yabancı dizileri indirip günde 3-4 bölüm kadar izliyorlar. Ama iş birşeyler yapmaya çalışmaya gelince vakit yok. Dizi izlemediğim ve takip etmediğim için bazen kendimi garip hissettiğim oluyor açıkcası. Yazı için teşekkürler.

  12. Güzel bir yazı olmuş hocam. Elinize sağlık… Benim de çok eleştirdiğim, kanayan yaramıza parmak basmışsınız ama şu an itibariyle, 2 sebepten dolayı, maalesef bu durumun çözümü yok:

    1- Dizi sektörü çok gelişti ve şu anda büyüyen bir sektör. Müthiş paralar dönüyor. Bu sebeple yapımcısından TV kanalına, yönetmeninden oyuncusuna herkes bu pastadan pay kapma telaşında ve kimse, açıkçası, bu altın yumurtlayan tavuğu kesmez…

    2- Fazlı beyin de dediği gibi dizi yerine kitap okunsa halkın, ülkenin, dünyanın durumu farklı olur. Her şeyden öte halk bilinçlenir. E tabii bunu kimse istemez. Bilinçli toplumu kimse kandıramaz ama bilinçsizi parmağında oynatırsın. Bu sebeple dizi sektörü, halkın uyuşturulması ve aptallaştırılması konusunda önemli ve büyük bir silah…

    Bugün TV’de dizi yayınlamayan kanal yok neredeyse… Pek TV izlemem ama TV8 var sanırım sadece dizi yayınlamayan ve popüler kültüre uymadan kendi kafasında ve kendi yolunda ilerleyen… (Burada kanalın reklamını yapmıyorum. Sadece takdirimi belirtiyorum!!!)

    Son olarak, hocam yazını aldım ve kendime uyarlayıp iki blogumda da yayınladım… Bilgin olsun…
    http://bahceduvari.blogspot.com/2011/05/diziler-kitaplara-kars.html
    http://kulturalani.blogspot.com/2011/05/diziler-kitaplara-kars.html

  13. Yazı çok güzel olmuş ama tabii tv programları ve diziler olmasa da hayatımız çok sıkıcı olabiliyor para harcamadan zaman geçirebildiğimiz yer televizyon olarak görüyorum bence diziler insanların vakitlerini güzelce geçirmesini de sağlıyor.
    Bu kadar fazla olması tabiiki insanı sıkıyor ama hiç olmadığını da düşünmek gerekir

  14. Gercekten icimden gecenleri yazmissiniz, kendi esime de kiziyorum. Insana ne katar ki dizi izlemek?

    Tamam is yorgunlugu, stres atmak icin olabilir ama yabanci kaliteli dizileri izleyin arkadas ya! O kadar cok aptal dizi var ki piyasada, hepsi de birbirinin kopyasi, bozuk plak gibi takilmis kalmis senaryolar…

  15. Sadece bir dizi olsa diziler yumağı olmuş türkiye bir arkadaş ortamına gidiyorsun muhabbet behlül yeni dizideki karekteri nasıldı o ne oldu bu ne oldu ve buda insanda merak uyandırıyor.
    Söylediğiniz gibi dizilere harcanan zamanı gidip kitap okuyarak değerledirsek çok daha karlı çıkarız.

  16. Söylediklerinize katılmamak elde değil, Ama buradaki ironi, bu denli blogları takip etmek bu kadar yazıyı okumak ta sonuçta yıllığa göre epey bir zaman harcıyor. O zaman bu bloguda takip etmeyelim_? :)

    Ayrıca yukarıda bir arkadaşın lost un house nin vs nin ufuk açtığını belirtmiş ama, bu dizinin senaristleri yönetmenleri bunları izleyerek mi ufuklarını açıp o dizileri çıakrdılar ortaya _? herşeyimiz mantık hatası. Ufku açan şey ilimdir. Onu dizilerden öğrenirsen ancak dizilerdeki verilen kadar ufkun olur ama ilmin sonu yoktur !
    Birde şu var ki !, lost sende ufuk açar, fatmagül kevaşesi de başkasında ufuk açar ! Ufuk bu sonuçta. Mesela, Breaking Bad dizisini uyku tutmadığı zamanlarda izlerim, Allah tan benim ufkumu o denli diziler açmıyor… veya dexter :)
    şunuda belirtiyim, lost gerçekten, saçma bir dizi, konusu daha önce işlenmiş biraz makyajlanmış ve haddinden fazla medya tarafından, sizin gibi insanların izlemesi(ufuk açması için) şişirilmiş bir dizi.

    Ha birde, dizi izleyipte ufku açılıp bir şeyler icat etmiş bir ademoğlu ben görmedim şimdiye kadar.

    Yazı için teşekkürler.

  17. Amerikan dizileri izleyenler kadar Amerikan yazarların kişisle gelişim kitaplarını okuyan bir millet olsaydık bu ülke bu hale gelmezdi zaten. Neredeyse her sokakta bir dizi çekilir hale geldi. Arz talep meselesi bu da.