harekete-gecmek

Harekete Geçmek – Başarmak İçin 2. Adım

Başarmak için ilk adım olan amaç belirlemek konusunu yazdıktan sonra, amacını belirlemiş, ne yapmak istediğini bilen birisi için ikinci adım ne olmalı konusuna geldi sıra.

Girişimciler harekete geçme konusunda üçe ayrılır.

    1. Tembellikten ve bahaneler üretmekten hiçbir zaman harekete geçemeyenler.

Çevremiz kendisini girişimci olarak nitelendirip, sürekli fikir üreten, ama aslında hiçbir zaman harekete geçemeyen insanlarla dolu. Ben çoğunluğu oluşturan, birinci kategorideki bu insanlara girişimci demiyorum.

    1. En mükemmeli olsun diye uğraşmaktan harekete geçmekte geç kalanlar.

Mükemmelliyetçilik tam bir girişimci hastalığıdır. En iyisi olsun, herşeyi ben yapayım, kimseye güvenemiyorum, bu fikir benim çocuğum gibi, vs gibi birçok cümle kurabilir bu gruptaki girişimciler. Ne yazıkki birçok proje en mükemmelini yapmaya çalışırken yarıda kalır.

    1. Amaçlarını belirleyip, hızlı plan program yaparak, vakit kaybetmeyip harekete geçenler.

İşte bu kategorideki girişimciler aslında sayı olarak en az olanlarıdır. Her ne pahasına olursa olsun, bahanelerle vakit kaybetmektense harekete geçip, uygulama yaparlar. Yolun sonunda başarısızlık ihtimali de olsa, risk alıp, en azından denemeliyim kafa yapısına sahiptir bu girişimciler.

Fikrinize güveniyorsunuz, başarmak için ilk adım olan hedeflerinizi belirlediniz ve sıra harekete geçmeye geldi.

Herşey sizin elinizde.

İster bahaneler üreterek hiç başlamayın projelerinize, ister hep yetersiz bulup daha iyisini planlamakla geçirin vaktinizi.

Harekete geçip, sizden önce başardığı zaman birisi, en iyi ihtimalle “Ben bunu düşünmüştüm!” dersiniz.

Harekete geçmek için en iyi gün, ne dün, ne de yarındır, en iyi gün bugündür.

Başarmak İçin 3 Adım:

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(6)
  1. Çok güzel bir makale olmus abi, dediğiniz gibi benimde şuan bir projem var. Türkiye’de ve Dünya’da bunun örneğini daha göremedim. Yani açtığımda çok ses getirecek bir proje. Sitenin belli bir amacı var. Maddiyet çıkıyor karşısına insanın. Ama yazın dediğiniz gibi başlamak istiyorum. Yaza kadar kimse yapmaz inşaalah. Projem hayata geçtiğinde sizede tekrar bir geridönüşüm yaparım. Selamlar..

  2. Birinci gruptan biri olduğumu belirterek başlayacağım yazıma ve bu yazı sanıyorum 140 karakterden fazlası olacak ve yine sanıyorum okuyucuların %90’ı yazıya sadece göz gezdirecek.
    “Bu siteyi bir yıla yakın bir süredir takip ediyorum.” Bu sözü burada ve ilk yazdığım yorumda sarfettiğim için Ahmet Bey’den özür diliyorum. Zira adam “Peki Burak , yaklaşık 10 aydır beni takip etmene ve kendini girişimci olarak görmene rağmen elinde bana gösterebileceğin ne var?” diye soracak olsa, verecek bir cevabım yok. Hoş; Ahmet Bey Türk insanını ve Türk gencini bilerek yazıyor bunları ve yazdıklarının hiçbirinde -ev ödevi- tarzı (birşeyler yap , yarın göreceğim) uyarıları görmüyoruz. Fakat neden bilmiyorum, bu kadar zamandır bu anlatılanları becerememek , kendime söz geçirememek yani , o biraz kızdırıyor beni açıkçası.
    Söylenen doğru belki , hani şu “harekete şimdi geçmeli” meselesi. Fakat uyuşukluk öyle birşey ki (bu benim kendim için tezimdir) her vazgeçişten sonraki denemenin başarı ihtimali ilkine göre oldukça düşüyor. Yani basit bir örnekle açıklamak istiyorum.
    Başlamak bitirmenin yarısı (%50 si) ise…
    Birinci vazgeçmenin ardından ikinci kez başlamak bitirmenin ancak %49 dur.
    İkinci vazgeçmenin ardından tekrar denemek %48….
    Benim sorunumun bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben de (türk toplumunun büyük bir oranı ile aynı kaderi paylaşan ben de) her gün yeni proje üretirim. Şu şöyle olsa , şurdan şu kadar gelse vs… Fakat hiçbir projeme üç günden fazla aynı heyecanla yaklaşamadığımdan, elimde gerçekten hiçbirşey yok. Hergün yeni birşeyler buluyorum fakat daha diğerine odaklanmadan yenisine sarılıyorum ya da bahaneler üretiyorum. Evet kimi bahanelerim gerçekten sağlam ve insanı caydıracak cinsten, fakat ben işin “nasıl aşılır?” kısmını bile düşünmeden (ki bu bahane genelde parasızlıktır) bir diğerine geçiyorum.
    İnternet üzerinden henüz 1 tl bile kazanmış değilim. Gitgide azalsa da biliyorum birgün olacak, ama bu , bu yazımdan ne kadar sonra olur bunu bilemem. Aslında diyorum (zaten yazıyı buraya kadar okumuş birileri varsa içimizde içten teşekkürlerimi sunarak) madem böyle bir çoğunluğuz. (Birinci grup insanları) bence bizim de bir şekilde bir araya gelmemiz gerek. Ahmet Bey bu konuda bize yardımcı olabilir hatta sitesinde bu amaca uygun bir alan bile sağlayabilir. Fikirlerimizi (Türk insanında projemi çalmasınlar paranoyası her zaman vardır) paylaşmayalım, fikirlerimizi gerçekleştirememizin sebeplerini araştıralım, paylaşalım. Belki bahanelerle çabucak işten sıkılmak iyi birşeydir, belki çabuk pes etmek dünyada herkese bahşedilmemiş inanılmaz bir özelliktir. Bunları elbette atıyorum fakat aynı dertten muzdarip (ya da daha sevecen bir ifadeyle -aynı kafadan-) insanlar biraraya geldiklerinde , daha güzel (ve belki ilk defa) işler başarabilirler. İçimden gelenleri, sanki bunca aydır biriktirmişçesine, bir çırpıda yazdım. Ben artık birşeyler yapalım diyorum. Yeni başlayan, internetten para kazanma fikri kafasına yeni yeni girmiş insanlar evet yarını beklememelisiniz, çünkü yarını beklediğiniz an , 7 yıl sonra bir blogda yorum yazarken bulabilirsiniz kendinizi. Biz birinci grup olarak ezici çoğunluğa sahibiz, sizi diğer (özellikle 3. gruba) davet ediyoruz. Saygılarımla…

  3. Güzel bir yazı olduğunu söyleyerek başlayacağım
    Ancak bana gelirsek ise ben hem kararsız , hem üşengeç ,hem hemen pes eden , karar alsam da en fazla bir gün kararlı olabilen birisiyim.. etrafımdaki insanlar ailemden tutun arkadaşlarımdan 5 dk lık muhabbetim olan bir insana kadar hemen sen zekisin her şeyi başarabilirsin damgasını yapıştırıyorlar ancak ben ise yer yarılsa ve içine girsem diyorum , öyle bişey olmadığı için tın tın yaşamaya çalışıyorum ve ilk başta söylediğim şekilde , koaladan dahi yavaş bir şekilde hemde..yaşım 24 olmasına sıkılmıyorum ama insanların iş konusunda sorular sorması beni çileden çıkarmaya devam ediyor.. Saygılar