hayat-bilgisi

Hayat Bilgisi – Üstlere Hitap

Halen var mı bilmiyorum ancak biz ilkokulda iken Hayat Bilgisi adlı bir dersimiz vardı. Topluma düzgün insanlar nasıl yetiştirilir sorusuna cevap arayan konular bazen komik bazen garip gelirdi bana.

Hayat bilgisinin temeli aileden alınır, daha sonra çevre ve eğitim ile devam eder. Bazıları ise hayat bilgisinden nasibini almamış bir şekilde hayatını sürdürür.

Paylaşılası hikayelerim oldukça “Hayat Bilgisi” başlığı altında sizlerle paylaşacağım bundan sonra.

Amacım ne kimseye hayat bilgisi dersi vermek, ne de şunu yap bunu yapma demek. Sadece gerçek hayatta, hayat bilgisinden muhaf kalmış insanların hikayelerini paylaşmak.

Bugün anlatacağım hikaye, New York’ta bir girişimci olan bir arkadaşımın başından geçmiş, gerçek bir hikaye.

Birgün Manhattan’da Hakan (arkadaşımın hikayedeki adı) ile birlikte kahve içerken, Türkiye’den bana ulaşan birçok kişinin Ahmet Bey diye hitap ettiğini ve benim de çoğu zaman “bana Ahmet diyebilirsiniz” diyerek cevap verdiğimi anlattım.

Hakan ufak bir tebessümle birlikte “Ahmet, sakın bu yanlışı bir daha yapma” dedi.

Neredeyse on yılımı burada (ABD) geçirmiş biri olarak, bey ve hanım gibi sıfatları günlük hayatta pek kullanmadığım için Hakan’ın bu tepkisi bana garip geldi.

Hakan’a “Bey kelimesine bir türlü alışamadım, biliyorsun günlük hayatta kullanmıyoruz” dedim.

O da bana, dur ben sana başımdan geçmiş bir hikayeyi anlatayım diyerek lafa başladı:

Biliyorsun 2000 ile 2006 arası, 6 sene yurt dışında yaşadım. 2006’da İstanbul’a döndüğümde ABC Bankasında orta düzey yönetici olarak işe başlamıştım. Ekibimde çok iyi üniversitelerden mezun 15-16 çalışan vardı.

İlk birkaç hafta herkesi gözlemlemek istedim. Bugüne kadar nasıl bir çalışma tarzları olduğunu anlamadan yeni bir planla karşılarına çıkmak yanlıştı benim için.

Beni biliyorsun, insanlara samimi davranırım çok tanımasam da. İlk iki hafta herkese samimi bir yaklaşım gösterdim. Bana Hakan Bey diye hitap etseler de bir takım arkadaşı gibi yaklaştım hep.

İki haftanın sonunda önemli değişiklikler yapmak ve yeni sistemi açıklamak için herkesi toplantı odasına çağırdım.

Aynı senin gibi düşünerek, toplantıya “Arkadaşlar, biz bir ekibiz, bundan sonra bana Hakan Bey yerine Hakan diyebilirsiniz” diyerek başladım ve daha sonra yeni çalışma programını açıkladım.

Toplantıdan sonra masama geçmeden önce bir arkadaşın bilgisayarının başında ona birşey gösteriyordum. Bu sırada yan masada oturan başka bir çalışanın telefonu çaldı. Arayan çok önemli bir müşteri idi ve yaklaşık 30 saniye sonra, kendi masamda olmadığım için bu çalışan arkadaşım, elinde telefon, müşterinin ve diğer çalışanların duyacağı şekilde:

“Hakan, Ali Bey seni istiyor, gel burdan konuş istersen” diye seslendi.

Olayın şokunu atlatamadan, telefondaki çok önemli müşterimiz: “Bakıyorum çok hızlı samimi olmuşsunuz çalışanlarınızla” diyerek konuşmaya başladı.

İşte o an bazı insanların hangi okullarda okusunlarsa okusunlar, temel kültürü aileden almadıkları sürece hiçbir zaman eğitilemeyeceklerine karar verdim.

Ve bu telefon görüşmesinden sonra, tekrar bir toplantı yaparak herkesten bana Hakan Bey olarak hitap etmelerini istedim. O günden sonra Türkiye’de her ne iş olursa olsun, herkese Bey ve Hanım diye hitap ettim ve bana da öyle hitap edilmesini istedim.

Hayat bilgisi dersi tadında bu hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim. Başta da belirttiğim gibi, amacım kimseye birşey öğretmeye çalışmak ya da hayat bilgisi dersi vermek değil.

Bu hikayeye rağmen, hala Ahmet Bey dendiğinde, Ahmet diyebilirsiniz diye belirtiyorum. İnsanlara güvensizce değil, güvenerek yaklaşıyorum.

Bence herkese başlangıçta bir miktar kredi verilmeli. O krediyi nasıl kullanacağına bırakalım da herkes kendisi karar versin.

Hayat Bilgisi hikayelerimi ara ara paylaşmaya devam edeceğim.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(7)
  1. Ahmet bey boşuna dememiş atalarımız “okumak cehaleti alır eşşeklik baki kalır” diye

    lakin bir kendini bilmez yüzünden herkeze aynı davranmak da doğru değil diye

    düşünüyorum

  2. Bence hikâyede ismi geçen arkadaş iş sahasında profesyonellik ve yöneticilik konusunda bilgilerini tazelemesinin iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü bulunduğunuz ortamda ya cehaletten ya da suistimal olabilecek eylemlerle karşılaşılabilirsiniz. Bu sebep ile ismi geçen arkadaş en baştan çalışanlarına müsaade ederek hata yapmış. Eğer liderlik özellikleri ile çalışanları etkilenilmiş olsaydı zaten çalışanlar istemdışı olarak bir saygı gösterme gereği hisseder ve her ne kadar müsaade edilmiş olsa da Bey sözü eksik edilmezdi. Bence o Bey kelimesi mesai saatleri içerisinde kesinlikle eksik edilmemesi gereken bir konu. Ancak mesai saatleri dışında bir dost gibi birlikte çalışanlarınızla birşeyler yapabiliyorsanız işte bu profesyonelliktir. Edindiğim eğitim ve tecrübe beni böyle yönlendiriyor. Saygılarımla!..

    1. Veysel, hikayede bahsi geçen arkadaşım uzun yıllar yurtdışında yaşamış birisi. 4-5 yıl yurtdışında yaşadıktan sonra Bey kelimesi garip geliyor emin ol.

      1. O zaman benim biraz yurt dışında yaşamam gerek! Saygı duyuyorum. Eminim o arkadaşınız da mesleğinde gayet başarılı biridir. Ben sadece kendi gözlemlerim ile edinmiş olduğum tecrübeden yola çıktım. Kesinlikle arkadaşımızın da kendince sebepleri vardır.

  3. Bence işi dengede bırakmak lazım, yani mesai saatleri içerisinde çalışanlarla mesafeli ve iş disiplini ile çalışmak ve mesai dışında samimi davranmak daha başarılı olmamıza sağlayabilir…

  4. bey hanım tarzı kullanımlar anadolu da eskiden kalan adetlerdir.. Eskiden eşler bile birbirine bey hanım diye hitap edermiş. Astlık üstlük bir şey olmasa bile sokaktaki insanlar bu şekilde birbirlerine hitap edermiş. saygı ve sevgi kavramları yurdumuz ve yurtdışı olarak iki ayrı şekilde yorumlanıyor. yani bizim kültürmüzde saygı bu tür kelimelerle ölçülüyor. bence biraz da bunun etkisi…

  5. O telefon Hakan Bey’in fikirlerini çok hızlı ve kökten değiştirmişe benziyor.
    Çünkü dikkat edersek başta “Bana Hakan diyebilirsiniz” demesinin sebebi samimiyetin iş hayatındaki olumlu etkisini kullanmak istemiş.
    Ama o telefondan sonra ne pahasına olursa olsun böyle bir şeyin yanlış olacağını düşünmüş.
    Çünkü Bey demek, çoğul şahısla hitap etmek her zaman samimiyetin önünde engeldir.
    Meselâ, Hakan Bey, nasıldı ama dünkü ma? demek takdir edersiniz ki biraz mesafeli bir yaklaşımdır.
    Biz Türklerde uygulanması zordur, adetlerimiz müsade etmez gibime geliyor.
    Bunu yurtdışında bulunan insanlarımızın daha farkında olacağını zannediyorum.