Herşeyi Bilmek

Her şeyi Bilmek

Türkiye’de kaldığım 3 hafta sürecinde sayısını hatırlamadığım kadar taksiye bindim.

Hangi ülkede ya da şehirde olursam olayım, taksi şoförleri ile sohbet etmeyi çok severim. Bazen 15 dakikalık bir yolculukta bile onlardan o şehir ya da ülke hakkında çok şey öğrenirim.

İstanbul’da konuştuğum taksi şoförlerinin neredeyse hepsi siyasetten sağlığa kadar her konuda bilgililer ve öğretmeyi seviyorlar. Herbiri bir otorite edasıyla bana ülke ekonomisi hakkında yorumlar yaptılar, sağlık tavsiyeleri verdiler, konuştular da konuştular…

Konuştuğum 10 taksi şoförüne bugün sana bir fırsat verilse ve başbakan olsan bu ülkeyi yönetebilir misin? kendini böyle bir göreve hazır hissediyor musun? diye sorsam, emin olun en az 9’u kesinlikle evet der gibi geldi.

Her meslek gurubundan, her sosyal ortamdan, her yaştan birçok insan var dünyada her konuda fikri olan, herşeyi bildiğini sanan.

Herşeyi bilmek doğal olarak imkansız. Bir de herşeyi bildiğini sanmak var, ki bu en tehlikeli şey hayatta…

Ben de üniversite yıllarında herşeyi olmasa da birçok şeyi bildiğimi sanırdım. Şimdi dönüp bakınca ne ukalalıklar, ayıplar, hatalar yapmışım diyorum bilmişliğim yüzünden. Keşke hiçbirşey bilmiyor gibi her konuya yaklaşsaydım ve en ufak tecrübesi olan insanlardan dahi birşeyler öğrenmek için daha çok çaba sarfetseydim. Neyse ki bu hatamı erken yaşta farkettim ve kendimi geliştirdim.

İnternet çağıyla yetişen yeni nesilde ise bu durum daha da vahim noktalarda şu anda.

Geçenlerde henüz 20 yaşında bir genç, bana projesini anlattıktan sonra, “peki pazarlama planınız nedir?” diye sorduğumda, cevap olarak “ben zaten pazarlama uzmanıyım, onu hallettik” dedi. Şaşırsam mı, üzülsem mi bilemedim, “peki o zaman, bundan sonra pazarlama ile ilgili sorularım olursa sana danışırım” dedim, “tabi ki, her zaman” diye de cevap verdi :)

Herşeyi bildiğini sanmanın yaşla da pek ilgisi yok aslında. Her yaşta, her mevkide, her ortamda, herşeyi bildiğini sanan birçok insan çıkıyor karşımıza.

Böyle bir huyunuz varsa, tavsiyem yeni bir başlangıç yapın. Her konuya hiçbirşey bilmiyor gibi yaklaşın. Her tecrübeli insandan ne öğrenirim diye düşünün.

Ne yaparsanız yapın, bir konu seçin ve uzmanlaşın. Uzmanlık konunuzda bile herşeyi bildiğinizi iddia etmeyin.

Bir alanda en bilgili olsak bile, mütevaziliğin asaletten geldiğini unutmamak gerekli bence, haksız mıyım?

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(19)
  1. Ahmet Bey,

    Yazınızın en sonunda söylediğiniz mütevaziliğin asaletten gelmesi konusu geldi benim de aklıma. Sanırım insanların bu şekilde her şeyi bilirmiş gibi yaklaşması olaylara biraz da aileden aldığı eğitim ve yetiştirilme tarzı gibi geliyor bana. Hani öğretilir ya küçükken büyükler konuşurken küçükler dinlerler eğitimi bunun da etkisinin olduğuna inanıyorum.
    Tabi bizim kuşağın dinlemeden fikir beyan etme, tez canlılığını da unutmamak gerek diye düşünüyorum.

    Keyifli bir paylaşım olmuş.

    Teşekkürler.

  2. 20 yasimdayken kolumun altina tutusturdugum proje dosyamla hulya avsardan , dogan holdinge kadar gidip finansal destek istemis , 2 yil boyunca kusursuz olarak gordugum projenin cok basit bir nedenden asla yapilamayacagini anlamak icin 2 yil universiteye ara vermis ve dogal sonucta ucun birini almis biri olarak yapiyorum bu yorumu. Yaziya katiliyorum ve zamaninda yaptigim ukalaliklarin pismanligini bende yasiyorum. Daha mutevazi olabilseydim simdiki bilgimin 3 katini kabul etmis, ogrenmis olurdum. Bunu gec de olsa fark edebilgim icin sansli goruyorum kendimi yine de. Hala yuksekten ucup alcaktaki firsatlari kaciriyor olabilirdim.Tesekkurler yazi icin.. Ve okurlar, kulak ardi etmeyin.

  3. Ben de bu konuyu çok düşünenlerdenim ve gördüğüm şu ki, insanlar (ben, biz) bildiklerinin her şey olduğunu sanıyor. Halbuki herhangi bir konuda her şeyi bilmek pek mümkün değil. Herkesin öğrenmesi, uygulaması gerekenler var. Bilgi denizi üç beş kulaç atmakla geçilmiyor. Üstelik salt bilgi de uzman olmaya yetmiyor, hayata dair de belli bir birikime sahip olmak, tecrübe/asalet gerekiyor.

    Maalesef bu yüzyıl sığ alanlarda kendini tatmin eden ve her şeyi bilirim havasında gezen ukalaları çoğaltıyor. (Yazıdaki şahsı tenzih ederim, tanımam kendisini.)

    Türk insanının çok konuşkan olması başlı başına ayrı bir konu ama çok bilenlerin genelde bir şeyi şaşırmadığını, ne söylesen “tabi canım” diye onayladığını gözlemliyorum. =)

    Bu yorumu da blog sahibinin bilgisine ve mütevazılığına inandığım için yazdım. Kendine eleştirel gözle bakabilen insanlar benim için değerlidir. ;)

  4. Doğru söylüyorsun herkez herşeyi bildiğini sanıyor ölye ısrarla hayatlarını böyle devam ettirmek için kastırıyolar şanslılar bunu erkenden farkedim kendini toparlıyolar fakat farketmeden hayatını böyle devam ettirenlerin sonu? sonuç olarak orayla burayla uğraşıcağına insanlar kendileriyle uğraşsın kendi gelişimlerine vakit ayırsın yoksa koyunda oluruz kuzuda..

  5. Ahmet Bey,

    Bundan birkaç sene önce kuzenim (o zamanlar 14-15 yaşlarında) bir akşam sohbetinde alacakları yeni araba ile ilgili babasına bir satış temsilcisi edasında ahkam kesiyordu. Eniştem bilgisiz olduğunu anlaması için bir iki cümle kurdu ve karşılığında aldığı cevap “baba öyle deme bana güven. ben kaç yıldır bu piyasanın içindeyim” :) kendisi şuan 20-21 yaşında hala her türlü piyasada yılların tecrübesine sahip :)

  6. Bazıları özgüven ile herşeyi biliyorum triplerini birbirine karıştırıyor galiba.Özellikle yeni yetmelere küpe olacak bir yazı. Bu arada hazır görmüşken ; Anket Listesi işe yaramıyor !

  7. Bu aralar sosyal medya sitelerinde çok paylaşılan bir cümle var: “Bir Çin atasözü derki:Türklere sakın adres sormayın bilmeseler bile tarif edeceklerdir.”