ahmet-okumus-post

New York’ta Bir Türk’ün Yönettiği 1 Milyar Dolarlık Hedge Fund Kapandı

1 Milyar Dolar Yöneten New York merkezli Okumus Capital Kapılarını Kapatıyor

Ekonomik kriz ve resesyonun etkileri Amerika’da her geçen gün daha da artıyor. Bankalardan sonra hedge fund’lardan da kötü haberler gelmeye başlamıştı. Finans sektörünü yakından takip etsem de burada şu ana kadar finans ve ekonomi konularında yazı yazmadım.

Ancak geçen hafta aldığım haberin New York’ta 1 milyar dolar yöneten önemli bir hedge fundın kapanış haberi olması ve de bu hedge fundın sahibinin Ahmet Okumuş adlı bir Türk’ün olması finans ve ekonomi üzerine bir yazı yazmam için yeterli sebep oldu.

Okumus Capital adlı hedge fund 1997 yılında kurulmuş,

Forbes’un Hedge Fund Fenomeni Türk olarak lanse ettiği ve sektörde hakkında başarı haberleri dışında haber bulunmayan Ahmet Okumuş’un sahibi olduğu bir yatırım firması.

Ahmet Okumuş’unki, 17 yaşında okulda bazı derslerden kaçıp İstanbul Borsası’na gitme hobisi ile başlayan, Amerika’da 20’li yaşlarda kendi fonunu yönetmek gibi zor bir işi başarmış, henüz Nisan 2007’de The Hedge Fund Journal’da Amerika’nın en iyi uzun vadeli fon yöneticisi olarak lanse edilmiş başarı hikayeleri ile dolu bir özgeçmiş.

Okumus Capital adlı fonun %25’i Ahmet Okumuş’un kendi yatırımı, ve bunca başarı hikayesine rağmen, bu kadar parlak bir yıldızın yönettiği fon kapılarını kapatıyor.

Ahmet Okumuş’u şahsen tanımasam da geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yeni projelerde daha büyük başarılara imza atarak bizleri gururlandıracağından şüphem olmadığını belirtmek istiyorum.

Bu vesile ile ekonomik kriz, resesyon ve geometride teğet konularına kendimce değinmek istiyorum.

Türkiye Ekonomik Krizin Ne Kadar Ciddi Olduğunun Farkında mı?

2007 yılında New York’ta katıldığım bazı finans konferanslarında resesyon kelimesi telafuz edilmeye başlanmıştı ve 2008 Ocak’ta Türk Finans Network Konferansı‘nda gelecek kriz için finans kurumlarının aldığı önlemler üzerine konuşup tartışıyorduk. Geçtiğimiz ay, yani Kasım 2008’de Türkiye ziyaretimdeki gözlemlerime göre, Türkiye’de ekonomik kriz tam olarak yeni yeni telafuz edilmeye başlanmıştı.

Ancak sayın başbakanımızın “Kriz Teğet Geçti, Hamdolsun” açıklaması ile ekonomik kriz tartışması da uzamadan noktalanmış oldu. Bugün 22 Kasım 2008, büyük gazetelerdeki manşetlere bakıyorum, ağırlıklı olarak yaklaşan seçimler, Melih Gökçek düellosu ve hazin sonu, futbol, magazin, biraz daha futbol, biraz daha magazin var.

Büyük gazetelerin internet ana sayfalarını bugün ekonomi üzerine olmasa da önemli sayılabilecek haberler süslüyor, Seda Sayan’ın kocasına nazar değmesi, Eşi hamile kalınca ayrılıktan vazgeçen Doğuş, tecavüzünü film yapmaya karar veren dünya güzeli, Çin’in en güzeli Zhang Ziyi ve bunlara benzer birbirinden önemli haberler büyük gazetelerimizin internet sitelerinin ana sayfalarını süslüyorlar.

2007 Aralık ayından başlayarak (resmi olarak resesyonun başlangıcı), 2008 Kasım ayı sonuna kadar Amerika’da açıklanan resmi rakamlara göre 2.7 milyon kişi işsiz kaldı. Evet yanlış okumadınız, 2008 yılında 11 ay sürecinde ekonomik kriz sonucu 3 milyona yakın kişi şu anda işsiz ve işsizlik oranı çok hızlı bir şekilde artarak %6.7’ye ulaştı (10.3 milyon kişi).

Amerika’daki işsizlikten bize ne diyenleri duyar gibiyim, hatta beter olsun kapitalist, savaş sever, hain Amerikalılar diyenler bile çıkabilir, ancak unutulmaması gereken nokta şudur ki Amerika, ekonomide dünya devidir ve Amerika’daki olumsuzlukların dalgası hazırlıksız yakalanan ülkeleri silip süpürmeye yetebilir.

Ekonomik Krizden Türkiye En Az Yara Alarak Nasıl Çıkabilir?

Konunun uzmanları varken ekonomik verilere girerek bilmişlik taslamak bana düşmez. Ben gerek uluslararası piyasalarda gerekse Türkiye piyasalarında yaptığım gözlemler sonucu kendi fikirlerimi paylaşıyorum.

Bir problemi çözebilmek için öncelikle problemin varlığını ve ciddiyetini kabul etmek gerekir. Hiçbir siyasi parti ile yakından uzaktan ilişkim yoktur, yorumlarım yanlış anlaşılmasın diye özellikle belirtmek istiyorum, ancak son yıllarda Türkiye’nin hızla artan cari açığı, üretim ve ihracattan hızla ithalata geçen reel sektör hareketi, işini daha da zorlaştırıyor. Yapılabilecek en büyük hata, gerek hükümetin gerekse muhalefet partilerinin yaklaşan yerel seçimler nedeni ile konsantrasyonlarını seçimlere vermeleri ve ekonomik önlemler üzerine yoğunlaşmamaları olur.

Devletin seçim yatırımı olarak göstermelik değil, çok hızlı şekilde çok ciddi ve kararlı bir şekilde KOBI’leri destekleme kararı alması gerekiyor. Ayrıca bilişimin Türkiye’nin kalkınma aracı olacağına inanan birisi olarak, devletin bilişim sektörüne özel teşvik ve destek fonları ve programları ayırması gerektiğini eklemek isterim.

Bilişime yapılacak destek ile hem ülkemiz ortalama gelir seviyesinin çok üstünde birçok iş imkanı yaratacak hem de teknoloji ihracatı yapan bir ülke haline gelecektir. Hindistan’ın bilişim konusunda izlediği devlet politikası (eksikleri ve hataları olsa da) örnek olarak kesinlikle incelenmelidir.

Üzülerek söylemek isterim ki her IMF desteğinden nasibini almış ülkelerde yaşanan gelir dağılımı uçurumu (bkz. Brezilya) son yıllarda Türkiye’de hızla artan bir sorun haline gelmektedir. Halkın gelir seviyesinde uçurum arttıkça ve orta direk tabir ettiğimiz kesimin sayısı azaldıkça ülkeleri geri dönüşü zor olan bir uçurum bekler. Ekonomik dağılımdaki aşırı dengesizlik ardından etik çöküntü ile başlayan, fakir halkın zengin halkın malını yağmalamaya kadar gidebileceği ciddi sonuçlara ulaşabilir.

Ayrı bir yazıda özellikle bilişim ve internet sektöründeki firmaların kriz için alması gereken önlemleri paylaşmayı düşünüyorum. Ancak Amerika’da farklı sektörlerden birçok şirket sahibi arkadaşımla yaptığım görüşmelerdeki gözlemim 2009’un bütün dünyada çok büyük zorluklar getireceği.

Özellikle Türkiye’de görüştüğüm gerek bilişim gerekse diğer sektörlerden arkadaşlarımın ekonomik kriz ve Amerika’ya şu anda etkileri konusunda fazlaca soru üzerine çok genel bir açıdan da olsa ekonomik kriz ile ilgili bakışımı ve görüşlerimi belirtmek istedim.

Umarım 2009 yılı gerek Türkiye gerekse bütün dünya için ekonomik krizin en hafif şekilde yaşanıp çözüme ulaşacağı bir yıl olur.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(4)
  1. Ahmet bey selamlar…
    Bende Amerika’ daki bu finansal kriz ile ilgili yazı yazmanızı bekliyordum. Türk medyası maalesef anlattığınız gibi dahası diziler yarışmalar… Lütfen zaman zaman bizleri gelişmelerden haberdar ediniz. “bilişim ve internet sektöründeki firmaların kriz için alması gereken önlemler” ile ilgili yazınızda Amerika’ da ve Türkiye’ de e-ticaret sekörü ile ilgili gelişmelerden de bahsederseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler…

  2. “Büyük gazetelerin” internet sayfaları daima benzer haberlerle doludur, sadece internet sayfaları değil gazetelerin kendiside aynı şekilde.

    İstediğiniz herhangi bi anda internet sitelerine girip bi bakın, gördüğünüz mayolu bayanların sayısı ne kadar fazlaysa o gün için o kadar iyi iş yapmışlar demektir. (zihniyet bu)

  3. AHMET BEY İYİ GÜNLER.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.EKONOMİ İLE ALAKALI TÜM SAYFALARA WEB SAYFAMIZI TAVSİYE EDEBİLİRMİSİNİZ….

    KUMLUCA İŞ ADAMLARI DERNEĞİ
    GENEL SEKRETERİ