pasta-susleme-sanati

Pasta Süsleme Sanatı

İş hayatı pasta süslemeye benzer.

Pazarlama, reklam, halka ilişkiler, CRM, teknoloji ve birçok araç, sunduğumuz ürünü ya da servisi süsleyip sunmamıza yardımcı olur.

Bütçesi olan, aklını kullanan firmalar her aracı sonuna kadar kullanıp, ürünlerini süsleyebildikleri kadar süsler ve tüketiciye sunarlar.

Hedef bellidir; “En süslü, en albenili pastayı yapabilmek.”

Bazı firmalar pastayı süslemeye o kadar önem verirler ki, en temel noktayı tamamen unuturlar.

İyi bir pasta, hijyenik ve lezzetli olmalıdır.

En süslü düğün pastasından bir parça tattıktan sonra devamını yemek istemediğiniz kesin bir anınız vardır. O süslü, albenili, tadıma bak diye gözünüze bakan pasta aslında gayet lezzetsiz ve sıradan çıkmıştır.

Pastayı süsleyerek müşteriye sunmakta hiçbir sorun yoktur, ancak süslemeden önce ilk adım olan lezzetli bir pasta yapmak herşeyden önemlidir.

En büyüğünden en küçüğüne birçok şirket en lezzetli pastayı yapmaya çalışmaktansa kaynaklarının önemli bir kısmını bu pastayı süslemeye harcamaya devam ediyor.

Sevgili hava yolu şirketi;

Bana uçuşta daha iyi yemek vermeden, reklamlarında dünya yıldızlarını oynatmadan önce, sadece ve sadece söz verdiğin zamanda, güvenli bir şekilde beni gitmek istediğim yere ulaştırsan,

Çok değerli cep telefonu operatörü;

Bana onlarca süslü seçenek sunmadan, sürekli promosyon mesajlarına boğmadan önce, istediğim an, istediğim yerden kaliteli ve kesintisiz bir telefon görüşmesi yapmamı sağlasan,

Çok meşhur oteller zinciri;

Onlarca şatafatlı hizmetinden bahsetmeden önce benim istediğim, temiz ve konforlu konaklama imkanı sunsan,

Dünyaca ünlü fast food markası;

Binbir pazarlama uğraşından önce, hızlı, temiz ve lezzetli bir yemek sunsan,

yani herşeyden önce, ne iş yaparsan yap, ürününü en iyi şekilde yapsan, sonra pastayı süslemeyi düşünsen daha iyi olmaz mı?

Yüzlerce sektörde, binlerce şirket pastayı süslemeye o kadar kendini kaptırmış ki, pastanın en temel özelliğini tamamen unutmuşlar.

Bu da aklını kullanan girişimcilere en yüksek rekabet olan sektörlerde bile fırsatların hala olduğunu gösteriyor.

Siz siz olun lezzetli bir pasta yapmadan o pastayı süsleme telaşına kapılmayın.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(3)
  1. Ahmet Bey, öncelikle bloğunuzu yeni takip etmeye başladım ve birkaç gündür fırsat buldukça makalelerinizi okumaya çalışıyorum, deneyimlerinizi bizimle paylaştığınız için ayrıca teşekkürlerimi sunarım.

    Çok güzel ve önemli bir konuya değinmişsiniz; tüketici artık o kadar bilinçli ki bu tür süslü şeylere zaten pek kanmıyor. Ben de sizin gibi bu unsurun, aklını kullanan girişimciler için yeni fırsatlar doğurduğunu ve fırsat alanlarını genişlettiğini düşünüyorum. Her zaman böyle fırsatların, keşfedildiği sanılan ama gerçekte tam olarak keşfedilmemiş fırsatlar kategorisine koyulması gerektiğine inanırım.

    Verdiğiniz örneklerde yapılan hataları çok güzel izah etmişsiniz, dünyaca ünlü diye tabir ettiğimiz şirketler bile görüyoruz ki böyle hatalara düşebiliyorlar. Fakat bu unsurları o kadar çok göz ardı eden girişimci var ki; gerçek bir girişimci, amacına ulaşabilmek için yenilikleri takip etmenin ve ortaya çıkarmanın yanı sıra, yeri geldiğinde Amerika’yı yeniden keşfetmekten çekinmemek ve asla bu fırsatları göz ardı etmemek gerektiğini bilmelidir…

  2. Yazınızı okurken bahsettiğiniz şirketlerin, bazılarının çok büyük ölçekte firmalar olmasına rağmen, neden bu tür hatalar yaptıklarını düşündüm ve sizin daha önceden yazdığınız bir yazı aklıma geldi.

    “Marka Yaratırken Fiyat, Kalite ve Servis Denklemi” başlıklı yazınızda bahsettiğiniz gibi bu şirketler “3’ün 2’si kuralı”na göre kaliteyi, yani pastanın lezzetini, göz ardı ettiklerinden dolayı değil de; diğer kriterler rekabet piyasalarında artık çok daha fazla önem arzettiği için bu sonuçlar doğmuş olabilir mi?

    Yani bu durumda bazı sektörlerdeki kalite eksikliğini fırsat bilen girişimciler, kaliteyi arttırmayı hedeflerken bu sefer de fiyat ve servis konularında geri düşmüş olmazlar mı?