para-fobi

Pazarlamacıların Para Kazanma Fobisi

Pazarlamacı ne iş yapar?

Çok basit bir tanımla: “Bir ürün ya da servisi pazarlar.”

Sonuçta bu işten çoğunlukla maddi olmak üzere, maddi ya da manevi bir kazanç elde eder.

Bir pazarlamacının başka bir pazarlamacıyı, pazarlama yapıyor ve para kazanıyor diye eleştirmesi kadar trajikomik bir durum olamaz.

Özellikle internet pazarlamada bu, ABD’de yıllardır tartışılan bir konu.

Türkiye’de internet pazarlama ve internetten reklam sektörleri yavaş yavaş büyüdükçe, aynı konu konuşulmaya başlandı doğal olarak.

Bir internet projesine başlarken vermeniz gereken ilk karar, bu projenin bir iş mi yoksa gönüllü, hiçbir zaman para kazanmayacak (non-profit) bir proje mi olacağıdır.

Yaptığınız bir internet projesi, ilk başta fikir, sonra emek ve maddi manevi yatırımdır. Bu ister bir blog olsun, isterse bir müzik arama motoru, para kazanmasını istemeniz kadar doğal birşey olamaz.

ABD’de bu konu uzun süre tartışıldı ve önemli bir çoğunluğun desteği ile pazarlamacıların para kazanma çabasının ayıp olmadığı konusunda hemfikir olundu.

Ancak Türkiye’de halen birçok internet girişimcisinin farkında olarak ya da olmayarak ilerde kendileri için de ekmek teknesi olacak bir sektörü engellemeye çalıştıklarını gözlemliyorum.

Yaptığınız internet projesinde reklamla ya da birçok farklı alternatif servis ve ürünle para kazanmak ayıp değildir. Bunu başaramayanlar daima başaranları eleştirecektir, bu iş yapmanın doğasında vardır.

Sunduğunuz hizmet, servis, ürün ya da herneyse kullanıcılar için faydalı ise kullanıcılarınız karşılığında bir ücret ödemekten ya da reklam görmekten gocunmazlar.

Ancak siz projenizde hiçbir reklam olmamasını bir ayrıcalık gibi sunmaya çalışırsanız sektörün içinde birisi olarak sektörün geleceğine zarar vermiş olursunuz. Sonuçta bu bir iştir ve bu işin yürümesi için bir gelir modeline ihtiyaç vardır.

Şirket ya da kişi adı vermeden, bizim ABD’de yıllar önce tartıştığımız bu konuda Türkiye’de bugünlerde gördüğüm sorunlara değinmek istedim.

İnternetteki reklam, hizmet ve ürün anlamında pasta ne kadar büyürse, bu her internet projesinin ve internet girişimcisinin işine yarar.

Siz siz olun, kendi projenize başarılı bir gelir modeli bulamadınız diye reklam alan, ya da başka gelir modelleri ile para kazanan diğer projeleri öcü gibi göstermeyi bırakın ve nerede yanlış yapıyorum sorusunu kendinize sorun.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(4)
  1. Uzun süredir aradığım sorunun cevabı olmuş bu yazı. Bugüne kadar incelediğim birçok tanınmış yabancı blog yazarının blogunda reklam ve ürün satışı açık bir şekilde yapılmasına rağmen biz hep çekindik. Onlar kazanırken biz yazmaya devam ettik. Anlaşılan o ki şimdi sıra bizde….

  2. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi Günümüzün değişimlerinden biride para kazanma yollarındaki değişiklikler ama değişim acıtıyor zorluyor. Uyum sağlayamadığımız zaman hatayı bizde değil şansın başkalarından yana olduğunu düşünmekle kazanç yolları açılmıyor.Para konusunda bir Kayseri deyimini paylaşayım:Paran varsa cümle alem kulun,paran yoksa kirişhane yolun:)

  3. Çok güzel bir konuya parmak basmışsınız.

    Yıllar önce farklı iki sektörde şehirdeki büyük sayılabilecek firma sahiplerini toplayıp.
    “Bakın, hepimiz hemen hemen aynı kulvardayız, ortada bir pasta var, ve biz bu pastanın dilimlerini istiyoruz. Ama yaptığımız tek şey bir birbirimizin dilimlerinden çalmak. Gelin biz bu pastayı büyütelim. Dilimlerimiz de bununla beraber büyüyecek.”

    Sonuç : “Ben daha çok kazanayım, o kazanmasın.” veya “Benim süper işleyen bir projem var, kimseye ihtiyacım yok.” vb. pek çok durum sebebi ile olmadı. Tüm dünya güçlerini birleştirmeye çalışırken “Ben bilirim” egosu sebebi ile hem kendilerini hem de sektörlerini küçülttüklerinin farkına varamıyorlar hala.