pisuar-post

Pisuar Kuralı

Bayanlardan özür dileyerek başlıyorum bu konuya.  Çünkü sadece erkeklerin kullandığı pisuar hakkında bu yazım.

Hiç Pisuara İşediniz mi?

Sanırım bu soruya hayır cevabı veren çıkmayacak aranızdan.  Peki genelde restoranlarda, otogarlarda, barlarda, kafelerde, halka açık tuvaletlerde kullanılan pisuarın insanoğlunun düşünce tarzını çözmede en önemli araçlardan birisi olduğunu biliyor muydunuz?

Pisuar Kuralı

Aşağıdaki fotoğrafa bakın ve dürüstçe kendinize A dolu ise ne yaparım, B dolu ise ne yaparım, ve son olarak C dolu ise ne yaparım diye sorun.  İnsanların neredeyse hepsi şemada açıkladığımı yapıyorlar.  Yani tuvalete girdiklerinde bir kişi işiyorsa ve yanı boşsa, yanındaki boş pisuar yerine bir sonrakini kullanıyorlar.  Daha ayrıntılı açıklamama gerek yok herhalde?

Pisuar Kuralı

İsteyen istediği yere işesin kardeşim, bana ne? Aynen katılıyorum. Olayı pisuar boyutunda düşünmeyip bir kez daha düşünmeyi denemek ister misiniz? Kapıya daha yakın bir pisuar varken bir insan daha uzaktaki pisuarı tercih edebiliyor ve bunu farkında olmadan yapıyor, acaba neden?

Başkalarının Davranışları Bizleri Farkında Olduğumuzdan Çok Daha Fazla Etkiliyor

Sosyal psikiyatris ve Arizona State Üniversitesi’nde Pazarlama hocası Dr. Robert Dialdini bir örnekle pisuar kuralını şu şekilde açıklıyor:

ABD’de Vergi Dairesi hızla artan vergi kaçaklığına bir çözüm bulabilmek için bir yasa çıkartılmasını sağlıyor ve halka bir basın açıklaması yapıyor. Basın açıklamasında “Çok fazla vatandaşımız vergi beyanlarında dürüst davranmıyor, bu nedenle yeni yasa ile vergi cezalarını ve ceza faizlerini arttırıyoruz” diyorlar.

Şimdi sıkı durun. Bu yeni yasa ve açıklamadan hemen sonraki vergi döneminde vergi kaçakçılığı kat kat artıyor. Sonuçta devlet dürüst bir şekilde vergisini ödeyenlere çok açıkça bakın çoğunluk vergi kaçırıyor diyor. Dürüst insanlar ise eğer çoğunluk vergi kaçırıyorsa benim de kaçırmamda bir sakınca yok diyerek, aslında hiç akıllarında olmayan bir işi yapıyorlar.

Bunu Türkiye’ye de uyarlarsanız en azından her seçim dönemi bir vergi affı çıkıyor ve dürüst şirket sahipleri bile rakiplerinin sürekli vergi ödemekten kurtulduklarını görünce sonunda dayanamayıp vergi kaçırıyorlar.

Girişimciler İş Hayatında Pisuar Kuralından Nasıl Bir Ders Çıkartabilirler?

Kendimden çok basit bir örnek vereyim. Türkçe blog yazmaya karar verdiğimde, Türkiye’de internet sektöründe tanınan birkaç arkadaşıma fikir danıştım. Sizce nasıl bir tarz izlemeliyim dedim, tek korkum sivri ve farklı dilimden dolayı yanlış anlaşılmaları önlemekti. Yoksa yıllardır Amerika’da birçok farklı blogda yazmıştım ve bu işi en ince ayrıntısına kadar biliyordum.

Peki sizce arkadaşlarımın tavsiyesi ne oldu? Bana kesinlikle cool takılmam gerektiğini, okuyucularımla çok muhattap olmayıp, özellikle sosyal ağlarda çok görünmemem gerektiğini, çok paylaşım yapmamam gerektiğini, karşılığında teşekkür yerine eleştiri alacağımı, yani açıkçası ulaşılamaz imajını vermem gerektiğini tavsiye ettiler. Kimse bu yöntemin doğru ya da yanlış olduğunu sorgulamıyordu bile. Çünkü başkaları böyle yapıyordu. Bana tavsiye edilen yöntemle ben blog yazamazdım. Çünkü benim tarzıma çok tersti. Onca blog sahibi olmuş, birçok blogda da yazarlık yapmış biri olarak zevk almadan, kendi tarzımı ortaya koymadan yazarsam baştan yenik düşeceğimi biliyordum. Ve ben pisuar kuralını uygulamaktansa, başkalarının davranışlarının benim tarzımı etkilemesine izin vermektense kendi yolumu seçtim.

Bu örneği onlarca, yüzlerce, binlerce kez çoğaltabilirim. Türkiye’ye uyarlanabilecek bir iki kısa örnek daha geçelim hemen:

Devlet dairelerinde sistem neden çok yavaş işler? Çok şevkle ve azimle işe başlayan bir memur zamanla başkalarının davranışlarından etkilenmeye başlar. Devlet dairelerinde sistem herkesin birbirinin sırtını kaşıması üzerine kurulu olduğu için denetleme mekanizması sıfıra yakındır. Aradan yıllar geçtikçe bu genç ve heyecanlı memur farkında olarak ya da olmayarak işleri daha yavaş ve isteksiz yapar. Çünkü çevresindekilerin davranışları artık norm olmuştur.

Başka bir örnek daha. Normal hayatta bir karıncayı dahi incitemeyecek bir futbol taraftarı genç, bir derbi maçı çıkışı çevresindekilerin davranışlarına uyarak farkında olmadan bir kavgaya girip, hatta rakip takımdan birisini bıçaklayabilir. Bunlar birçok adli kayıtta resmi şekilde bulunan vakalarda vardır. Türkçe’de biz buna arkadaş kurbanı diyoruz, ancak esas neden pisuar kuralıdır.

Pisuar Kuralından Çıkarılacak Ders

Farkında olarak ya da olmayarak çalışma ortamınızdan, arkadaş ortamınızdan, aile/akraba ortamınızdan ve bu insanların davranışlarından etkileniyorsunuz. Bu da belli bir süre sonra gerek iş gerekse özel hayatınızda yaratıcılığınızı, farklılığınızı, yenilikçiliğinizi köreltiyor.

Çevrenizdekilerin davranışları ve tarzına ters gelse de kendi fikirlerinizi aksiyona geçirmekten çekinmeyin. Tepki alma riski üstüne hesaplar yapmayın. Unutmayın ki büyük girişimciler ve büyük liderler bulundukları ortam ve çağın davranış tarzına zıt işler yaparak büyük olmuşlardır.

Kıssadan Hisse: A pisuarında birisi işerken B pisuarında işemekten çekinmeyin :)

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(20)
  1. çıkarılacak dersler bir yana, pisuvarı değil de klozeti kullanmak en iyisi işemek için; hem yandaki dolu mu boş mu diye bakmaya ya da düşünmeye bile gerek kalmaz hem de ayakta işenmemiş olur.. :)

  2. Çişli yazılara yorum yazmak karizmamızı çizer mi bilmem? :) En son Tarkan canlı yayın olduğunu bilmeden “çişim var” dediği için aforoz edilmişti. Amerika macerası da öyle başladı bilirsiniz.

    Freud veya Jung için bedenin ihtiyaçlarını toplumsal sınırlar içinde gidermek bir baskı nedenidir. Biliyorsunuz özgürce tuvaletini yapabilen bebek, ilk sert baskıyı tuvalet eğitiminde alır ve komik gelse de ileriki hayatındaki toplumsal baskı ve bireysel talepler arasındaki (ID ve Süperego) sağlıklı ilişki ilk olarak o zaman kurulur.

    Dolayısıyla çoğumuzun utandığı veya hemen konusunu kapattığı “çiş konusu” pedogojik anlamıyla derin anlamları saklar. Ve blog yazarlarının bu karizmatik “üstün insan” görünümü verme istekleri biraz da farklı korkuları olduğunu gösterir. Çünkü elmas, çamura da düşse, tek bir yıkamayla parıl parıl olur ve değerinden birşey kaybetmeden parıldar. Yani sosyal ağlardan kaçan “cool” bloggerların ve girişimcilerin bebeklik dönemlerine bakmakta fayda var :)

  3. Ahmet bey değindiğiniz konu ğüzel, insan çevresinden etkilenerek belli şeylerden kendisini kısıtlamamalı ama pisuvar örneğinde insan birazda mahremiyetten olabildiğince uzak yere işiyor.

  4. Burak’a katılıyorum. Mahremiyet duygusu ağır bastığından, ”görünmemesi” için uzağa işeniyor. Hayır, kendimden biliyorum :D

    Çünkü herkes bilir ki, ”yan pisuvara göz ucuyla bakan insan modeli” kişilerin sayısı azımsanmayacak sayıda. Bu sanki ne bileyim, refleks olmuş artık yan pisuvara bakmak.

  5. Aslında pisuar konusundan çok sonuca yönelik yorum yapmak isterim ama belirtmeden geçemeyeceğim. Resimdeki A, B, C şıklarını göz önünde bulundurduğumuzda A, B ya da C dolu ise işemeden beklemeyi tercih ediyorum :) Bilmiyorum bunu yazdım diye Amerika maceram başlar mı :P ama durum bu. Ancak kafam çok iyiyse yanımda birisi varken bu doğal ihtiyacı karşılayabiliyorum. Bu yorum üzerine yeni bir yazı yazmalısın Ahmet abi. Pisuar kuralı alt üst oldu diye :D

    Ben günlük hayatımda çevremden az etkilendiğimi düşünüyorum, özellikle … ne düşünür şeklinde yaşamak bana çok uzak.

  6. Yazıyı baştan sona okudum. Başlığı okuduğumda dedim “böyle yazı olur mu?” sonradan bir baktım ki yazı çok güzel yerlere değiniyor. Teşekkürler yazı için :)

  7. erkeklerin genel refleksi hakkında yazılanlar tamamen doğru. Çok basit bir ihtiyaç üzerine yazılabilecek tüm detaylar yazılmış. Ancak ben katılmıyorum. Neden mi? :) Ben söylemesi ayıp biraz kiloluyum. Yapım biraz iri… Genel mekanlarda tuvalet ihtiyacım olduğunda hangi pisuvara yönelmişsem yanındaki pisuvarlardakiler apar topar işini halledip uzaklaşıyor. Çünkü yapım gereği ‘nereye park etmek istiyorsam, oranın bir kaç adım gerisinde oraya işemek için beklediğimi işeyenlere hissettirerek bekliyorum. İnsanımız anlayışlı bu konuda… Çünkü ihtiyaç görmek tamam ama hijyen hepsinden önemli. Üzerinize sıçrayabilecek bir damla idrarın dahi sizi hepatit hastası yapabileceğini hiç düşündünüz mü??? Bu nedenle erkeklerin çiş yapmak için en iyi seçimi klozet olmalı…! Hem mesane tam boşaldığı için prostat riskinide en aza indirmiş olursunuz;) Hijyeni unutmadan tabii… Sevgi ve saygılarımla, esenkalın

  8. Sn. Kırtok,
    Bir yazı yazmışsınız ama hiç araştırmadan yazdığınız belli oluyor..
    30 yıldır bu işi yapan biri olarak ben de insanlara diyorum ki; A pisuarı dolu iken, B pisuarına girmeyin, mutlaka C pisuarına işeyin.. Çünkü bu Amerikan standartlarında belirlenmiş bir hijyen kuralı olup, insanlar işerken çiş sıçratma olasılığına karşı alınmış olan bir önlemlerden sadece biridir. Hatta yurt dışındaki bazı tuvaletlerde pisuar aralarında mutlaka bir boşluk olması gerektiği konusunda stickerlar vardır.. Ayrıca dünyadaki bir çok erkek işemesini bilmediğinden, çişini genelde yere damlatmaktadır.. Çok pisuar olan tuvaletlerde yoğun çiş yapılan yerlerin zemini ıslak olabileceğinden, ilerdeki pisuarların alt kısımları daha temiz olabilme ihtimaline karşı insanlar yerlerini özgürce seçebilmelidir. Pisuar terminolojisinin, verilen örneklerle bağdaştırılmaması gerektiğini düşünüyorum..