siradan

Sıradan İşler

Hayatta çok az şeyden nefret ederim, bunlardan birisi de sıradan işlerdir.

Kiminin potansiyeli olmaz ve bir işi başaramaz. İş hayatı bana bu durumu kabul edip, nasıl çözüm getireceğimi öğretti.

Bir işi yapamayan, potansiyeli, know-how’ı olmayan, o ya da bu nedenle kötü iş çıkaranı anlarım. Çözüm yolu varsa bulur ve uygularım, yoksa kişinin başarılı olacağı işlere yönelmesini sağlarım.

Anlamadığım ve kabul edemediğim şey, çok daha iyisini yapabileceği halde birisinin sıradan bir iş yapmasıdır.

Bu durumları kişisel alırım, üzülürüm, öfkelenirim.

Bu kişi bana, açık açık umursamadım, sallamadım, baştan sağma yaptım demiştir.

Sıradan işler yapanlarla pek işim olmaz.

Bir işin ya en iyisini yapmak için kolları sıvayın, ya da ne olursa olsun yapmayın.

Çünkü hayatta en az sizin kadar zeki, hatta sizden daha zeki insanlar var. O işi yaparken ne kadar umursamadığınız işin her kısmında kendini gösterir, tam Türkçe olarak sırıtır.

Başarılı olmak için, hem çalışan, hem patron, hem çalışacak şirket, hem de ekip arkadaşı seçerken, siz siz olun, sıradan olan herkesten ve her işten uzak durun.

Benim sözlüğümde sıradan kelimesi yoktur. Sıradan ile başlayan hiçbir iş ya da kimse bana yaklaşamaz. Tavsiye ederim, siz de deneyin.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(7)
  1. Yazınızı keyifle okudum. Okuduktan sonra aklıma, Cem Adrian geldi. Tanırsınız belki ama tanımıyorsanız şöyle anlatayım. Cem Adrian’ı ilk kez Fazıl Say keşfetmişti. Edirne’de radyolarda dj’lik yapıyor cıngıllarını kendi sesinden hazırlıyormuş. Daha sonra Fazıl Say onu alarak eğitim verdi ve bir konser ile halkın karşısına çıkardı. Seyircilere şöyle dediğini okumuştum. “Sizler burada oturanlar seneler sonra Cem Adrian’ı ilk ben dinledim diyecekseniz.” Cem Adrian’ın olağanüstü bir sesi var. Hemen hemen her enstrümanı, hem kadın, hem çocuk, hem jazz, hem blues, hem zenci gırtlağı tüm bu sesleri rahatlıkla çıkarabiliyor. Cem Adrian müziğe eşlik ederken bir klasik müzik dinleyicisine vereceği hazzı düşünüp heyecanlanmıştı Fazıl Say. Sonra ne oldu? Cem Adrian “Ben bunları söylemek istemiyorum.” dedi. Şimdi kendi bestelerini söylüyor. Klasik müzikten çok uzakta. Her türlü enstrümanın sesini çıkarabilen bir ses kendine vokal yapıp kendi bestelerini söylüyor. Ha yaptığı işi kötü mü yapıyor. Harika besteleri de var. Ama harcanıyor mu? Bence evet. Yazınızı okuyunca böyle bir yorum yapmak istedim. Umarım konuyu çok saptırmamışımdır.Saygılarımla.

  2. Aklına ve eline sağlık…

    Tüm kalbimle ve beynimle sana katılıyorum… Bu “sıradan” arkadaşlar, sorulara da “neden olmasın ki” yanıtını verirler.

    Koyun sürüsü resmi güzel olmuş :-)

  3. Türkiye’de maalesef sıradanın üstünde işler yaptığınızda ağır bir baskıya maruz kalıyorsunuz. Alışılagelmiş kalıpları kullanmadığınızda insanlar bir anda çılgına dönüyorlar, ezber bozduğunuz için ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
    Maalesef Türkiye’de sıradan olmak kazanıyor. Başımdan geçen bir örnek vereyim;
    Bir hibe programına fizibilite hazırlarken rehberde zorunlu olmamasına rağmen fazla bazı hesaplar yaptık verdik fakat projemizi şöyle bir gerekçeyle reddettiler : “Rehberin dışına çıkılmış”. Bu duruma itiraz ettiğimizde ise aldığımız tek bir yanıt oldu : “Siz haklı olabilirsiniz ama ben YETKİLİYİM”
    Diyeceğim o ki yapılan sıradanlık size özgü değil, sıradan iş yapanın ödüllendirildiği bir sistem kurulmuş Türkiye’de, kimsenin de bozmaya niyeti yok.

  4. Sayın Ahmet Bey;
    Bloğunuzla tamamiyle bir tesadüf neticesinde karşılaştım.İşinizi çok bilerek yaptığınız belli oluyor.Bununla beraber liderlik,girişimcilik ,kişisel gelişim ve gelişim konularında yazdığınız yazılarda bir kişisel gelişimci kadar bilgili,güven verici,inandırıcı ve anlaşılabilirsiniz.Kullandığınız Türkçe ; kullanımınız açısından çok etkileyici.İnanın bu kadar birikimi bu yaşta,bu kadar kısa sürede bir araya getirmenizi hem hayret hem de takdirle karşıladım.Başarılarınızın devamını dilerim.Saygılarımla,Levent Erener