bogazici-thumb

Türkiye Ziyareti Ardından

New York’a döneli 24 saati geçti ve ancak bugün tam olarak kendime gelebildim. Türkiye’ye gelmeyeli neredeyse bir yıl olmuştu ve bu sefer de 3 haftalık tatilim çok hızlı geçti ve bitti. 2010’da Türkiye’ye daha sık gelme kararını verdim. Yılda bir gelişler çok zor oluyor.

Ne zamandır kirtok.com’a vakit ayıramıyorum. Her hafta kesin birşeyler yazmalıyım diyorum ve yoğunluktan, koşuşturmadan hep erteliyorum. Türkiye’de görüştüğüm bazı arkadaşların çok pozitif yorumları beni teşvik etti ve elimden geldiğince daha çok bloguma vakit ayırmaya karar verdim.

Uzun yıllardır gitmediğim Mersin’e gidiş ile başladı tatilim. Çocukluğumda yazlarımın geçtiği Mersin’i çok özlemişim. Bir haftaya yakın bir süre doya doya tadını çıkarttım Mersin’in. Birkaç gün de Adana’da akraba ziyaretleri ile geçirdikten sonra tatilimin son 10 günün geçirmek üzere İstanbul’a geçtim. Bayram ziyaretleri ve bir gecelik Bursa ziyareti derken ancak son birkaç gün çok sevdiğim arkadaşlarıma vakit ayırma fırsatı buldum.

Gerek arkadaşlarımla konuşmalarımda, gerek çevremizdeki aile dostlarından duyduklarıma göre işsizlik geçen seneye göre çok daha büyük bir sorun haline gelmiş. Ayrıca krizi bahane eden birçok şirket çalışma şartlarını ağırlaştırıp maaşlarda kısıntıya gitmiş. Aynı sorunları Amerika’da da yaşıyoruz birkaç senedir. Ancak arada çok büyük bir fark gözlemledim, o da Amerika’da işsizliğin sürekli gündemde olması ve tartışılması, Türkiye’de ise gündemde bambaşka konuların olması idi.

Gündüzleri ne zaman televizyonu açsam kanallarda evlenme programları vardı. Reyting almasalar yayınlanmazlar diye düşündüm. Akşam haberlerinde istisnasız saatlerce bir cinayet konuşuluyordu ve aylardır aynı cinayetin konuşulduğunu söyledi arkadaşlarım. Şaşırdım…

Sanayici ve üretimle uğraşan bazı dost ve akrabalarımla konuşma fırsatım oldu. Sanayinin gururu, çok sevdiğim şehirlerden biri olan Bursa’yı ziyaretimde çok acı bir tablo ile karşılaştım. Yıllarca tekstil sektöründe hizmet vermiş amcam bana Bursa’da tekstilin tamamen bittiğini üzülerek ve örnekler vererek açıkladı. Denizli’nin en büyük fabrikalarının tek tek üretime son verdiğini öğrendim. Giderek ithalata dayalı bir ekonomiye dönüşen ülkemiz ekonomisinde bu gidişattan çok insanların bunu kabullenmiş olması beni çok üzdü.

Duyarsızlık ve vurdumduymazlık bir toplumu önce etik ve ekonomik çöküşe daha sonra da kaosa sürükler. Ne yazıkki her Türkiye’ye gelişimde daha çok duyarsızlık daha çok vurdumduymazlık görüyorum ve üzülüyorum.

Amerika’da sistem mükemmel mi? Tabi ki hayır. Amacım burada iki ülkeyi karşılaştırmak değil. Her Türkiye dönüşü beni derin üzüntü ve düşüncelere iten bu gidişatı benim gözümle sizlere anlatmak.

Bu gelişimde yoğunluktan istesem de bir kirtok.com toplantısı düzenleyemedim. Bana ulaşan bazı arkadaşlarla birebir görüşmeler yapabildim. Bir sonraki gelişime söz önceden planlayıp biraraya geleceğiz.

Değerli hocam Uğur Özmen‘le buluşmamızda hem internet sektöründeki sorunlara hem de genel olarak Türkiye’deki sorunlara değindik. Kısa da olsa çok verimli fikir alışverişi yaptık. Pozitif ve ülkem için geleceğe dair umutlarla biten görüşmemizin hemen ardında toplantı yaptığımız otelin önünde, Balmumcu kaşvağında trafikte çıkan iki farklı kavgaya birebir şahit olmamız birçok umudu içimden aldı götürdü.

Biz bu kadar tahammülsüz bir toplum mu olduk? Bize neler oluyor dedim ve o gece gözüme uyku girmedi. Neredeyse bir sene önce Türkiye’ye gelişimde yazdığım Pozitif olun ve Gülümseyin yazım geldi aklıma. Keşke daha çok pozitif olsak ve gülümsesek, keşke hoşgörülü ve birbirimize tahammüllü olsak…

Çok karamsar oldu bu yazdıklarım, biliyorum. Ama içimi dökmem gerekiyordu ve döktüm. Bir sonraki Türkiye’ye gelişlerimde daha pozitif bir tablo ile karşılaşma dileği ile yazımı bitiyorum. Gelmeden önce konuştuğumuz ancak Türkiye’de iken görüşemediğimiz bütün arkadaşlar lütfen kusura bakmasın. Bir sonraki sefere daha planlı ve programlı geleceğim ve hepinize vakit ayıracağım.

New York’tan Türkiye’ye sevgiler…

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumları Gör(18)
  1. Ahmet Bey,
    Sessiz ama iyi bir takipçinizim.Yazma sıklığınız çok düştü sizden daha fazla yazı bekliyoruz.Yazınıza gelince sizin otelde yeşerip otel çıkışındaki görüntüyle yok olan umutlarınızı maalesef biz sık sık yaşıyoruz. Ama dediğiniz gibi pozitif be yapıcı olmak gerekiyor. Sizden bir ricam var. Bu ricamı öneri olarak getirip bir ödül bile kazanmıştım kendi blogumda bir sene önce kadarda yazmıştım pazarlama iletişimi ve istihdam diye(http://duysaminanmam.blogspot.com/2008/01/pazarlama-iletiimi-ve-istihdam.html) mevcut kariyer sitelerinin pazarlama iletişimi endüstirisi sorunlarına cevap vermeyeceğini düşünüyorum. rem iş kulubü hala rezalet durumda Marketing türkiye ve Mediacat’ı hesaba bile katmıyorum . http://mmkariyer.com/ bir site açıldı o da çok uzak sorunlara cevap vermekten. 4 milyar dolara ulaşan bir hacimden bahsediyoruz türkiye’de ama kariyer sitelerine baktığımızda ilanlara baktığımızda 5,10 ilanı geçmiyor bu rakamların gerçekçi olması imkansız. İç sirkülasyon çok fazla Amerikada bu durum nasıl işliyor niş siteler var mı? bilgilendirirseniz sevinirim.

  2. Ahmet Durmusoglu yorumlarin icin tesekkurler. Turkiye’de pazarlama konusundaki is pazarini cok bilmiyorum ancak pazarlamanin merkezi Amerika’da cok buyuk bir pazar var tabi ki.

    Genel kariyer siteleri disinda The Ladder http://marketing-jobs.theladders.com/ gibi onde gelen bircok pazarlama uzerine nis is bulma siteleri ve servisleri mevcut.

    Hatta internet uzerinden pazarlama basli basina ve alt dallari olan bir sektor ve bu alt dallarda dahi bircok nis site var is uzerine.

    Sektor ne olursa olsun Turkiye’de is bulmak ile Amerika’da is bulmak arasinda cok buyuk bir anlayis farki var. Ozellikle Turkiye’ye bu gelisimde ulkemizin en onde gelen holdinglerinden birinde yonetici olan arkadasim ile birlikte bu konu uzerine bir sohbet ettik. Bana kendi holdinglerinde ve rakip holdinglerde cok onemli pozisyonlara dahi tepeden gelen tanidik/torpil duzeni ile is alimi yapildigini, bircok pozisyonun piyasaya dahi aciklanmadan dolduruldugunu anlatti.

    Turkiye’nin en onde gelen holdinglerinden birinde bile ise alimlarda eger torpil tanidik hala cok revacta ise zaten KOBI’ler uzerine konusmaya bile gerek yok diyorum.

    Ayrica sozlerine cok katiliyorum. Pozitif ve yapici olmamiz lazim, hem de boyle bir donemde bu cok onemli.

    Yorumlarin icin tekrar tesekkurler.

  3. Detaylı ve uzun cevabınız için ben teşekkür ederim.Gönderdiğiniz siteyi inceleyeceğim. Holding’de yönetici olan arkadaşınız söylediklerini ne yazık ki doğru ve artık çok aşikar yapılıyor. Referans sistemi torpile döndü. Değerli bilgiler için tekrar teşekkürler.

  4. Uzun zaman sonra yeni bir yazınızı görmek güzeldi. Blogunuza daha çok vakit ayırma kararınız açıkcası pek sevindirdi beni.
    Bir blogun sıkı takipçisi olmanının sıkıntısı da bu işte :)

  5. Merhaba Ahmet Bey,

    Sitenizdeki paylaşımlarınızdan dolayı yeniden teşekkürlerimi sunarım.
    Ben de büyük merakla sizinle görüşmeyi bekliyordum.Ama kısmet değilmiş.Sonuçta internet çağında düşüncelerimizi,fikirlerimizi çok hızlı bir şekilde paylaşabiliyoruz.Türkiye’ye daha sık bekleriz.

    Bizim de TRT de ADLİ HATALAR adlı programımız yayınlanacak.Türkiye ‘de haksız yere ceza yemiş kişilerin hikayeleri ekranlara taşınacak.Türkiye deki hukuk sistemi ve sistemdeki boşluklar ve yanlışlara değinilecek.

    Değerli uzmanlarla da röportajlar yayınlanacak.

    Kasım İlk haftası salı Günü TRT 1 de yayına girecek.

    Yazılarınızı büyük bir ilgi ile okuyorum.Zaman buldukça da ben de fikirlerimi keyifle paylaşacağım.

    Keyifli Çalışmalar dilerim.
    Türkiye’den Sevgiler

    Tuğba ARSLAN

  6. “BEN HAYATIMIN HİÇBİR ANINDA KARAMSARLIK NEDİR TANIMADIM.”
    M.KEMAL ATATÜRK

    POZİTİF OLMAK VE O ENERJİYİ HİSSETMEK…

    HERKESE BOL ENERJİLİ VE HEYECANLI ÇALIŞMA HAYATI DİLERİM..

  7. Ahmet Bey, ziyaretinizi açıkcası dört gözle bekliyordum. Yeni girişimlerimizden ve eticaret projelerimizden bahsetmek adına. Bu sene nasip değilmiş. Sonraki seneye inşallah.

    Sizin açınızdan olaya bakınca bu ülkenin çok zor durumda olduğunu görmemek kaçınılmaz. Ama ben bu ülkede yaşadığım için pozitif olmak mecburiyetindeyim.

    Başka şansım yok ne yazık ki! Kriz konusunda bir şey yazmaya gerek yok. Şu an zaten durum yavaş yavaş düzeliyor… Biz de önümüze bakacağız.

    Size bir eleştiri getirmek istiyorum. Bu işin uzmanlarından biri olarak gördüğüm sizin Uğur Özmen hocamla internet sektörünü konuşmanız, bu ülkede yapılan en büyük yanlışı sizinde yaptığınızı görmek beni üzdü. Uğur hocam internet hakkında konuşabilir, bu sektörün diğer sektörlerle olan ilişkileri hakkında konuşabilr ama bu sektörün mutfağı hakkında konuşacak yetkinliğe sahip değil maalesef. Biz hep bu işi yapan kişiler olarak (teknik,teorik eleman yöneticiler olarak) bu sektörü bilmeyen insanların kendilerine göre yorumlamasından çok çektik.

    Bu konuda daha duyarlı olmanızı rica ediyorum. Seneye görüşmek üzere:)

  8. Uygun merhaba

    Bu sefer gelişimde görüşemediğimiz için ben de çok üzüldüm. Tahmin ettiğimden çok daha yoğun geçti bu gelişim. Bir sonraki sefere söz, buluşup uzun uzun konuşalım.

    Bu arada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum. Uğur Özmen ile görüşmemin nedeni tamamen bir dostluk ve arkadaşlıktı. Tabi ki doğal olarak bloglardan tutun da internet pazarlamaya kadar, yeni projelerden Türkiye’deki dizilere kadar onlarca farklı konudan konuştuk.

    Ayrıca ben yapım gereği herkesin fikrine sonsuz saygı duyarım ve cidden önyargısız dinlerim. Bu Uğur Özmen de olsa, Uygun Bodur da olsa geçerlidir.

  9. Yanlış anlaşılma olmasın, bu ülkede bu sektörle alakasız insanlardan hem patron olarak hem de işveren olarak çok çektim.Çekenleri de gördüm. Biliyorsunuz dışarıdan göründüğü gibi sanıp bu işe soyunan çok insan var ve bu piyasayı güvenilmez ve dolandırıcı konumuna getirdiler. Uğur Hocamda bir yazısında CRM ile ilgili zaten bu bakımdan serzenişte bulunmuştu. Fikir alma anlamında zaten ben de aynı görüşteyim. Tek kabullenemeyeceğim nokta bu işin mutfağını temizlemeyenlerin ahkam kesmesi(kusura bakmayın gerçekten çok çektik bu insanlardan biraz kızgınlık var!).

    Umarım sonraki yıl sizi firmamızda misafir ederiz! Bu sene niyet ettik ama olmadı.